7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:48
Melih Cevdet Anday Mikado’nun Çöpleri Eserde; kucağında bebeği ve gidecek yeri olmayan bir kadın, bir kış gecesinde yoldan geçen bir erkek ile karşılaşır ve erkek, kadını evine davet eder. Konuşma ihtiyacında olan bu iki karakter de o geceyi birlikte sabaha erdireceklerdir. Değindikleri konuları, yaptıkları çıkarımları ve daha nicelerini duymaya ve dinlemeye davet ediyorlar okuru. • KADIN: ... Çünkü bir insandım yalnız başıma iken, buraya gelince bir konu oldum. Siliniverdim. Bir hiç yapıp çıkardınız beni. Vücudum bile küçüldü sanki, küçüldü, küçüldü, kilimin altına girecek kadar, pire kadar küçüldüm. (Sayfa 36) • ERKEK (merakla): Yani bu sahne daha önce de geçti mi? KADIN: Hiçbir sahne aynen geçmez elbet. Değişe değişe geçer. (Sayfa 47) • Kaçacak yerim yok ki... Dapdaracık oldu dünya... Tek ayak üstünde bile duramam artık... (Sayfa 51) • ERKEK: Rastlantı demek istiyorsun. Rastlantı yok bu dünyada, yok. KADIN: Öyleyse ne bu? ERKEK: Aradık birbirimizi. (Sayfa 51) • Düşünüyorum düşünüyorum, bulamıyorum. Her şey karmakarışık, hiçbirinin içinden çıkamıyorum. Ne yapacağım ben? (Sayfa 58) • KADIN: Sevginin kökünü kazımışsın içinde... Sade yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene ama sonra bir de bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. (Sayfa 96) • ERKEK: Gözlerinin içinde bir deniz görüyorum. (Sayfa 101) • Bir gün az kaldı mutlu oluyordum. (Sayfa 109-110) Okurken bazı şeylerden şüphe etmeme ve bazı şeyleri de sorgulamama sebep oldu bu tiyatro eseri. Tiyatro okumayı özlediğimi hissettirdi bana. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Mikado’nun ÇöpleriMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 20212,033 okunma
Ayrılık çoğu zaman sevdaya dahil değildir
Puan vermedi·%27 (33/120 syf.)·
Okumaya şimdi başlayacağım kitabı ama okumadan önce şunu söylemek isterim ki ayrılık sevdaya dahil değildir. ( Bence) Belki çok zaruri durumlar oldu da insanlar bu yola başvurdu da ayrıldılar ,istisnalar olabilir lakin istisnalar bazen kaideyi değiştirmeye yetmez . Çünkü ayrılık denilen şey çoğu zaman bireyler arasında artık kurtuluşun tek anahtarı olarak yeni bir sayfa açma niyetiyle sonda girdikleri bir yoldur ve bence bazen gerçrketen ayrılık gereklidir. Biribirini tüketmekten başka bir işe yaramayacak olan sıkıntılı bir birlikteliktense ayrılık nimet gibi bir şeydir.
1000Kitap
Ayrılık Sevdaya DahilAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20227bin okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
"Sevda yolu uzun, dikenli ve zorlu, Ama her adımı değer bir aşka..." Bazı duygular vardır; kelimelere sığmaz, dile gelmez ama bir şiirin tek bir mısrasında kendine yer bulur. Ergin Taş, Mısralarda Saklı Hayatlar kitabında tam olarak bunu yapıyor. Geçmişteki anılardan yarım kalan sevdalara, hayatın içindeki sessiz mücadelelerden en derin özlemlere kadar kalbimizin saklı köşelerine dokunuyor. Sayfaları çevirirken sadece şairin değil, kendi hayatınızın da melodisini duyacaksınız. Okunup rafa kaldırılacak değil, her başınız sıkıştığında tekrar tekrar sığınılacak bir liman bu kitap.
Mısralarda Saklı HayatlarErgin Taş · Sîtav Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 32. kitabı
Kitap, Cemal Süreya tarafından Elif Sorgun’a (Zühal Tekkanat) ithaf edilmiştir. Çoğu şiir daha önce Papirüs dergisinde (Süreya’nın kendi dergisi) ve diğer dergilerde yayımlanmıştı; 1965-1971 arası yazılan şiirleri kapsar. Kitap, İkinci Yeni şiirinin önemli örneklerinden biridir. Aşk, erotizm, anne özlemi, sürgün, kimlik, toplumsal/siyasal eleştiri gibi temaları yoğun imgelerle işler. Süreya’nın sürgün deneyimi (Dersim olayları sonrası ailesinin Bilecik’e sürgün edilmesi), doğduğu coğrafya ve kültürel kökenler şiirlere yansır. Kitaba adını veren ünlü şiirde (“Beni Öp Sonra Doğur Beni”) şair, annesini küçük yaşta kaybetmesinin yarattığı boşluğu sevgiliye yansıtır: “Annem çok küçükken öldü / beni öp, sonra doğur beni.” Bu dize, aşkı hem tutkulu hem de annelik şefkatiyle birleştiren ikonik bir ifadeye dönüşmüştür. Şiir, aynı zamanda toplumsal travmalara (Dersim olayları gibi) dolaylı göndermeler içerir. Süreya, bu kitabı “toplumsal yönü sebebiyle” en sevdiği şiirlerini barındırdığını belirtmiş ve şiirinde tarihsel bir çizgi, Anadolu’yu dolanış, Yunus Emre, Pir Sultan gibi gelenekten besleniş gördüğünü söylemiştir. Eleştirmenler (Enis Batur, Vecihi Timuroğlu, Selim İleri gibi) kitabı övmüş; “dolu dolu”, ustalıklı, cinsellik temasıyla evrenselleşen, imgeleri yoğun ve disiplinli bir eser olarak değerlendirmiştir. Yayın ve Etki İlk baskı: 1973, E Yayınları. Sonraki baskılar: Yapı Kredi, Can Yayınları gibi yayınevlerinden devam etti (günümüzde Can veya YKY baskıları bulunur). Cemal Süreya’nın Üvercinka, Sevda Sözleri gibi diğer eserleriyle birlikte modern Türk şiirinin doruklarından sayılır. Birçok okur ve eleştirmen için “başyapıt”lar arasındadır. Kitap, erotizmle toplumsal acıları, kişisel travmayla kolektif hafızayı ustaca harmanlayan, her okunuşta yeni katmanlar açan
Beni Öp Sonra Doğur BeniCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20191,974 okunma
Puan vermedi·161 syf.··
2026 223. kitabı
Sabahattin Ali, hikâyelerindeki o gerçekçi ve çıplak gözlemi bu kez ruhunun en derin, en kırılgan köşelerinden süzülen lirik ve hüzünlü dizelerle önümüze seriyor. Parmaklıklar ardında yazdığı "Aldırma Gönül"den, melankolinin ve yalnızlığın doruklarındaki "Leylim Ley"e kadar ezbere bildiğimiz pek çok ölümsüz eserin filizlendiği bu derleme; onun maruz kaldığı haksızlıklara, sürgünlere ve toplumsal adaletsizliklere karşı şiirle ördüğü zarif ama yıkılmaz direnişi gösteriyor. İnsanın içini sızlatan bir gurbet hissi, doğa tutkusu ve dindirilemeyen bir sevda arayışıyla harmanlanan bu şiirler, yazarın erken yaşta susturulan sesinin edebiyatımızda sonsuza dek yankılanacak en naif mirasıdır.
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 64. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:04
Şükrü Erbaş'ın şiirlerini okurken insan yalnızca dizeleri okumuyor; kendi iç sesini de dinlemeye başlıyor. Otların Uğultusu Altında, sade görünen ama derin anlamlar taşıyan şiirlerden oluşuyor. Şair, doğayı, yalnızlığı, sevgiyi ve insanın iç dünyasını öyle doğal bir dille anlatıyor ki kendinizi satırların arasında kaybolmuş buluyorsunuz. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, gösterişten uzak ama güçlü bir anlatımın olmasıydı. Bazı dizelerin altını çizmeden geçemedim. Özellikle insanın kendisiyle hesaplaşmasını ve hayata karşı kırgınlıklarını anlatan bölümler uzun süre zihnimde kaldı. Şükrü Erbaş'ın şiirlerinde hep bir samimiyet hissediyorum. Sanki bir şair değil de yıllardır tanıdığınız bir dost konuşuyor. Şiiri sevenlerin yanında şiire mesafeli duran okurların bile kendinden bir şeyler bulabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma
Reklam
Reklam