Kitapta dönemin toplumsal ve siyasi ilişkileri oldukça güçlü bir şekilde yansıtılmış. Özellikle sanayileşmeye karşı duyulan rahatsızlık; doğaya, bitkilere ve çiçeklere verilen değer çok güzel detaylandırılmıştı. Yazar, sanayileşmenin insanı doğadan ve duygularından nasıl uzaklaştırdığını hissettirmeyi başarmış.
Bununla birlikte bazı bölümlerde karakterlerin iç düşüncelerinin çok fazla detaylandırılması okuma akışını benim için biraz zorlaştırdı. Yer yer tempo yavaşladığı için okurken sıkıldığım anlar da oldu.
Yine de Connie karakterinin yaptığı şey, dönemi düşününce gerçekten büyük bir cesaret örneği. Toplumun kurallarına ve sınıf farklarına rağmen kendi duygularının peşinden gitmesi romanın en çarpıcı taraflarından biri.
Kitabın filmini de izledim ancak ne yazık ki film beni pek etkilemedi. Hikayede birçok önemli detay eksikti ve karakterler kitapta hissettiğim şekilde yansıtılmamıştı. Özellikle başrol karakterlerin seçimi bana çok uygun gelmedi. Bu yüzden film, kitabın verdiği duyguyu ve derinliği yakalayamamış gibi hissettirdi.
Ne yazık ki hayal kırıklığına uğradığım kitaplardan oldu. Daha önce yetişkinlere yönelik derin mesajlar içeren çocuk kitapları okuyup sevmiştim ama Alice Harikalar Diyarında kitabını sevemedim. Sadece bitirmek için hızlı hızlı okuduğum kitaplardan biri oldu. Akış hoşuma gitmedi, olaylar, dili, anlatım sevemedim. Kolay okunuyordu evet ama kitapta etkilemek için tutmayan şeyler vardı.
Bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Her yayınevi basımını yaptı, reklamını yaptı, çekilişini yaptı. Yetmedi bez çanta ve maskesini de yaptılar. Popüler oldu, herkes aldı. Çoğunluk sevdi. Bir kısım da sevemedi. Ben arada kalan kısımdayım sanırım. Anne gibi aşırı hareketli, çok konuşan, her şeye muhalefet olan çocukları pek sevemiyorum. Kitabı okurken bile Anne’nin konuşmaları başımı ağrıtacak derecede canımı sıktı. Bazen o kadar sıkıldım ki bırakma noktasına geldim. Ama sonlarına doğru Anne büyüdükçe sevmeye başladım. Biraz daha akıcı olmaya başladı kitap. Çünkü daha sakin ve aklı başında kararlar verebiliyordu. Bazı üzücü olaylar da yaşayınca içim buruk ayrıldım kitaptan. Devam serisini okumak konusunda hevesli değilim ama illa da okumam demiyorum. Sadece kendi yaş grubuma pek uygun olduğunu düşünmüyorum.
Bana İpek Ongun’un kitap serisini anımsattı. Orada ki karakterin büyüme, öğrenme sürecini okumak gibiydi. Yaşı küçük okuyucuların daha çok okuyabileceği, okurkende bazı değerleri, hayatı, gerçekleri öğrenme ve yardımcı olabileceği bir kitaptı benim gözümde. Ayrıca bu kadar popüler olmasaydı herkes sevmezdi gibi geliyor bana. Çünkü son zamanlarda hangi kitap popülerse sanki onun sevilmesi gerekiyormuş gibi bir algı var. Bunu bir noktada kırılması gerektiğini düşünüyorum.
Yeşilin Kızı AnneL. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 202017,9bin okunma
Elif Şafak okumayı gözümde her zaman büyütmüş ve gözümü korkutmuştum. Ta ki okuyana kadar. Okumaya başladığım andan itibaren beni içine çekti. Kitapta hem günümüzden hem de geçmiş zamandan kısa kısa anlatılması da hem heyecanı arttırdı hem de sıkılmamamı sağladı. Okurken bir sonra ki bölümde ne olacağını merak ederek okudum.
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere üç kadın karakter var temelde. Ama bu karakterlerin üzerinde çok durulmamış. Odak noktası daha çok Peri ve onun çevresiyle ilişkiliydi. Peri üniversiteyi okumak için yurtdışına gidiyor ve orada yaşadığı olayları ve sonrasını anlatıyor.
Ayrıca kitapta toplumsal mesaj çok fazlaydı. Türkiye'de çok dikkate alınmayan kadın hakları, eşitlik, siyaset, din, laik, kültür ve adalet gibi kavramların etrafında dönerek yazılması hoşuma gitti. Bir nevi farkında olduğumuz ama çokta sesimizi çıkarmadığımız olayları kitapta görmek mümkün.
Hiçbir şey bilmeyen insanları kandırmak çok kolay. Siz ona ne sunarsanız onu kabul eder ve kendi gerçekliği olarak kabul eder. 1984 kitabı da bir distopya. Ama distopya olması olayların gerçekliğini gizleyemez. Kitapta yaşanılanlar her ne kadar hayal dünyasına ait bir kurgu olsa da ucundan kıyısından geçtiğimiz bir dünyayı anlatıyor. Bireyselliğin yok edildiği, algıların yönetildiği, insanların makine gibi tek düze hareket etmesi... elinde gücü olanlar her zaman bunu kendi çıkarları için kullanırlar ve kullanacaklardır. Bu hiçbir zaman değişmeyecek. Kitapta da bunu okuyoruz. Geçmişin tek tek insanlar tarafından nasıl değiştirildiğini, bireylerin özgürlüğünün olmamasını, bağlı oldukları sisteme uygun kendi çıkarlarından, hayatlarından, insanı duygularından vazgeçtiğini görüyoruz. Bunu da kendi istekleriyle değil birilerinin dayatmasıyla yapıyorlar. Onların kurallarına karşı gelirseniz de cezası maalesef çok ağır oluyor. O da herkesin korktuğu 101 Numaralı Oda’da gizli. Herkese okuyun diyemem ama ilgilisine duyurulur. Güncelliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir kült kitap.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma