10/10
·312 syf.··
2026 26. kitabı
​ DUVARLARI BOŞ BOŞ İZLETEN O KİTAP: GÜZEL ÇİRKİN! ​Şu an bu satırları şok içinde, kelimenin tam anlamıyla duvarları izleyerek yazıyorum! Alice Feeney, sen ne yaptın, bu nasıl bir akıl oyunuydu resmen?! ​Daha ilk 150 sayfada "Elimde ne delil var ne kanıt, yazar bizi nereye sürüklüyor?" diye defterime notlar alırken, yazarın beni adım adım nasıl bir tuzağın içine çektiğinden tamamen habersizdim. Gerilim okurken ters köşe yapılmasını hepimiz severiz ama bu kitapta "Daha iyisi olamaz" dediğim her an, yazar daha da büyük bir darbeyle geldi. Son sayfaları resmen nefessiz okudum! ​Kitap hakkında tek bir spoiler vermeden sadece şunu söyleyebilirim: İntihal yapan, bencillikte zirveye oynayan bir yazar piyonu... Issız, tekinsiz ve herkesin bir şeyler sakladığı Amberly Adası sakinleri... Ve her şeyin arkasında ilmek ilmek örülmüş muazzam bir intikam ağı! Ava gidenin öyle bir avlanışı var ki, finalde "İlahi adalet budur" demekten kendinizi alamayacaksınız. ​Eğer şu sıralar sizi yerinizden sıçratacak, elinizden bıraktırmayacak ve bittiğinde "Az bile övmüşler" dedirtecek gerçek bir gerilim arıyorsanız, aradığınız ilaç kesinlikle burada!
1000Kitap
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20252,028 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 101. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:28
Aslında bu kitabı okuma sebebim sırf mitoloji merakım değildi. Özellikle Roma-Yunan mitolojisinden gına geldiği için uzun zamandır ilgimi çeken kitap olmamıştı. Kitabın ebatını gördüğümde mitolojide temel giriş gibi göründü gözüme. Ancak kitabın isminin sadece Eros oluşu ve geçmişten günümüze sevme sanatı notu, bana farklı bir bakış olduğunu Düşündürdü. Neyse ki yanılmamışım. Başlangıcı okuduğumda, yani evrenin düzenini, aklımdaki düşünceleri yazarın çok güzel bir şekilde ifade ettiğini okumak beni memnun etti. Aslında tamamen mitoloji diyemeyiz bu kitaba hayır. Burada bir felsefik düşünce ve bu düşünceyi gayet anlaşılır biçimde bir anlatı mevcut. Mitoloji ise bir bahane, anlamak için bir bahane. Sevginin başlangıcı ne olabilir? Nasıl severiz? Başta güzelliği severiz. Sonra güzelliğin altındaki ruha bakmayı keşfederiz. Buna ister karakter deyin ister huy su. Peki sevgiyi ayakta tutan güzellik midir yoksa ruh mu? Evreni dengede tutan da sevgi değil mi aslında? Buna sadece bir kadın ve erkeğin birbirini sevmesi olarak düşünmeyin. Sevmeye bir de Eros kitabından bakın bence. O zaman bana hak vereceksiniz. İtiraf etmem gerekirse hiç bu kadar hoş bir şekilde okumamıştım. Bazı hususların bu kadar derin olduğunun farkına varmamıştım. Ve bu çok hoşuma gitti. O yüzden Epope dehşet ve ibretle tavsiye ediyor!
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202619 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mum yandı da yüzleşme tamamlandı mı?
Puan vermedi·120 syf.·
2026 56. kitabı
Çarpıcı bir yüzleşme hikâyesi. İnsana, insanlığa; dosta, dostluğa; âşığa, aşka dair. Muhteşem. Hacminin az olmasına mukabil nefesimi tutarak okuduğum bölümleri var. Kibri sorgularken tutkuyu bu kadar incelikle anlamaya çalışmak, öldürme arzusunun küçümsemekle bağını kurmak.. Ve daha birçok duygunun başarıyla işlenmiş akıcı anlatımı. "İnsan hayatta her şeye erişebilir, dünyadaki ve etrafındaki her şeyi yere yıkabilir, hayat insana her şeyi verebilir, insan hayattan her şeyi alabilir ama başka bir insanın zevklerini, eğilimlerini, ritmini değiştiremez; ona yakın, onun için önemli biri olsa da karşısındakini bütünüyle karakterize eden başka türlülüğünü değiştiremez." Yine de öteki'ni ararız. Öteki'ni severiz.
İnsan ve Duygular
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Martin’e Veda - Son
1/10
·517 syf.··
2026 15. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:22
Son zamanlarda popüler kültür haline gelen, sosyal medyalarda sıkça paylaşılan kitap Martin Eden gerçekten de bu kadar popüler kültür haline gelmeyi hak ediyor mu diyecek olursak eğer, bence hayır. Kitabı okuduktan sonra abartılı bir övgü içerisinde olduğu düşündüm. ( Martin günün modasıydı…. sayfa:437) Karakterlere gelecek olursak eğer; Baş karakterlerimizden Ruth Morse, kitabı okuma süresi boyunca sevmediğim bir karakterdi. Ruth’un kendini sınıfsal bir aile olarak gören ebeveynlerinden kaptığı en büyük özellik insanları olduğu gibi sevememek çünkü oldurmak istediklerini sevmek gibi bir huyları var. Kitap boyunca Ruth’un Martin’i gerçekten sevdiğine pek inanmadım, Martin Ruth için daha çok şekillendirmekten hoşlandığı bir oyuncaktı bence. Ruth’un Martin’in hayatına artıları olduğu kadar eksileride oldu bu kesin. Bir insanı seviyorsak, aşık oluyorsak bence onda kendimize çekici ve farklı gelen bir özelliği olduğu için severiz. Oldurmak istediğimiz bir özelliği için değil. Bana göre bu davranış yanlış geliyor. Ana karakterimiz Martin Eden. Bence hayatta bir arayış içerisindeydi, ne olmak istediğini bilmeyen, ne yapacağına karar veremeyen bir karakterdi. Genel anlamda gerçek hayatta da hepimiz böyle değil miyizdir? Ne yapmak istediğimizle ne yapmak istemediğimizi ayırt etmekle çaba gösterdiğimiz bir hayat. Martin’in hayatta belki de en büyük hatası Ruthla tanışmaktı. Sevildiğini sanmış olmak herkesi yıkar en nihayetinde. Martin’i sevdiğini sandığı kadının aile sınıfına yükselmek için gösterdiği çaba yok etti denebilir. Ruth’la tanışmadan önce hikaye, şiir, kitap yazabilir miydi orası şüpheli çünkü denizci Martin’in hayatına edebiyatı Ruth getirdi. Belki de Ruthla yolları hiç kesişmeseydi Martin hâlâ bir denizciydi. Kitabın sonlarına doğru gelecek olursak ise
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2026 438. kitabı
Hayatın gerçekleri bizi genellikle ters yöne iter ama hepimiz geçmişimizi korumayı severiz. Paola Peretti Beş Kız Kardeş , aile sırlarını çözme çabası üzerinden unutmanın ve hatırlamanın önemini işler. Kitabın odak noktaları şunlardır:  Teyzelerinin en büyüğü Euterpe hayatını kaybetmeden önce Cecilia'ya, 1945'te ortadan kaybolan dayısı Lorenzo'yu bulması için bir görev verir.  Cecilia, dayısını ararken çocukluğunun geçtiği evdeki kadınların (Euterpe, Talia, Melpomene, Tersicore ve Urania) hikayelerini ve anılarını yeniden keşfeder.  Hafıza ve Geçmiş,Aile sırlarının peşine düşen Cecilia'ya çocukluk arkadaşı Giada ve arşivci, polis, rahip gibi farklı karakterler yardım eder. Bu süreç, sadece bir kayıp vakasını çözmekle kalmaz, şehrin geçmişine ve insan doğasına dair derin gerçekleri ortaya çıkarır. Alzheimer hastası teyzeleri ve annesiyle birlikte büyüyen Cecilia isimli genç bir kızın, 1945'te bebekken kaybolan dayısı Lorenzo'yu bulmak için giriştiği duygusal ve gizemli arayışı konu alır. Beş Kız Kardeş Sanki beni her zaman yeryüzünden birkaç metre yukarıda tutan bir hikâyenin içinde yaşıyormuşum gibi. Detaylar orada, altımda, bizi ayıran rüya ve gerçek katmanına çarparak dikkatimi çekiyor ama ben hiçbir şey hissetmiyorum, gözlerimi onlara asla indirmiyorum. Her şey bana net olmaktan bir adım uzakta görünüyor ama hâlâ bir şey hissetmiyorum. S:106
Roman-Edebiyat
Beş Kız KardeşPaola Peretti · Yakamoz Yayıncılık · 202364 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2026 35. kitabı
Başkahraman Emilia Haines, geçmişinde ağır bir kayıp yaşamış eski bir polis memurudur. Polisliği bırakmış olsa da suç ve adalet kavramlarından kopamaz. Zamanının bir kısmını insanların anonim olarak sırlarını paylaştığı İtiraf Odası isimli çevrimiçi forumu takip ederek geçirir. Forumda genellikle aldatma, hırsızlık veya vicdan azabı yaratan küçük sırlar paylaşılırken bir gün çok farklı bir itiraf ortaya çıkar: cinayet. Başlangıçta bunun kötü bir şaka olduğu düşünülür, ancak kısa süre sonra olayların gerçek olabileceğine dair işaretler ortaya çıkmaya başlar ve Emilia kendini tehlikeli bir soruşturmanın içinde bulur. Kitap cinayet itirafı gibi çok güçlü bir fikirle başlıyor. Ancak aynı tempoda ilerlemiyor. Kurgunun önemli bir kısmı çevrimiçi ortamlar etrafında dönüyor. Anonim forumlar, kullanıcılar, dijital izler bazı okurlara ilgi çekici gelebilir. Diğer bir kısmı da araştırma, şüpheler ve karakterlerin geçmişleri üzerine kurulu. Yani konunun gizemi suçtan çok, karakterlerin sırlarından besleniyor. Haliyle aksiyon beklentisinde olanlar yavaşça uzaklaşabilirler. Değişik temaları severiz. Lakin bir kitabın %50’si araştırma ve finaldir. Olay örgüsü suç ve soruşturma etrafında dönüyormuş gibi görünse de odak noktası çoğu zaman karakterlerin duygusal çatışmalarıydı. Dedektiflik süreci, ipuçlarını takip etme konusu da yüzeysel işlenmiş. Ayrıca okur açısından da mantık yürüterek aksiyon alma durumu oldukça sınırlıydı. Dolayısıyla kitaptan mutlu ayrılmadım. Ama okuduğuma da pişman olmadım. Bence bu kitabın en büyük handikapı çok ama çok daha iyilerini okumuş olmamız. Aynı kitabı on yıl önce okusaydım muhtemelen düşüncelerim daha farklı olurdu.
İtiraf OdasıLia Middleton · Epsilon Yayınevi · 20268 okunma