Dünyamızda sevgi kıtlığı var. Biz insanlar sevgi belirtmenin yollarını arayıp bulmak için, birbirimizi anlama sanatını geliştirmek için pek az zaman ayırıyoruz. Hele sevgiyi yok eden duyguları tanıyıp denetleyebilme konusuna hemen hemen hiç ilgi gösterilmiyor
“Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım iyi bir insansındır. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur. Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır.”
“Birinin bizi niye sevmediğini açıklarken, sorunun diğer kişide olduğunu söyler ve sorumluluğu üstümüze almazken, birinin bizi niye sevdiğini açıklarken de kendi iyi kişilik özelliklerimizi sebep olarak göstermemiz..”
Sevgiyi sevgisizlikten ayıran şey onun bencil olması ya da olmaması değildir; ayırıcı etken eylemin amacıdır. Gerçek sevgide amaç daima ruhsal tekamüldür. Sevgisizlikte ise amaç daima başka bir şeydir.