8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2026 95. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap adı: Kryon, Bitiş Zamanı Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 187 /PDF formatı Kitap türü: Parapsikoloji, Gizem Bir önceki Kryon Yuvaya Yolculuk kitabından sonra Kryon serisinin tüm kitaplarını okumaya karar verdim. İlk okuma kitabı olarak bunu seçtim. Kitaba gelecek olursak, Yazar insanların bitiş, yokoluş, kaybetme dürtülerine de değinmiş, çağımızın insanı ve sevgiden uzak kalışına da. Her bir bitiş yeni bir başlangıç demektir felsefesi de bu kitapta var. Kitabı okuyanlar, kitapta farklı deneyimler yaşayan insanların örneklemeleri ve onların Tanrı ya da Allah tarafından boşuna seçilmediklerini okuyoruz. Yazar kitabın sonuna doğru yine sorular sormuş ve cevaplarını da yazmış İnsana daha samimi gelen bir durum, pek az yazar tarafından yapılıyor, keşke daha çok yazar bunu örnek alsa, deyip. Kitaptan bazı alıntılar, diyelim: - Her bir insan, bilinçli düşüncenin birçok sınırlaması ve kısıtlanmasıyla aşılanmıştır, her bir şeyin bir başı ve sonu olduğu aşısı - SEVGİ, sadece bir sözcük değildir, bir güç kaynağıdır - Karma ile birlikte, sağlık sorunları, izah edilmeyen korkular ve dertler, parasal sorunlar, insan ilişkileri sınavı ve meslek becerileri gelir. - Kişisel olarak, size ait olan bu yeni gücü kullanmaya başladığınızda geleceğiniz sevinç ve huzur olacak Bu tarz kitapları sevenlere tüm Kryon serisini tavsiye ediyorum. Bu da benden olsun: Bitişlerin ardında mutlaka yeni başlangıçlar ve öğretiler vardır... Aylin Özgür
1000Kitap
Kryon: 1. Kitap Bitiş ZamanıLee Carroll · Akaşa Yayınları · 2019239 okunma
Umut ve Kendini Bulma Hikâyesi: Uyanan Güzel
Puan vermedi·192 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:19
Jale Sancak'ın Uyanan Güzel romanı, bireysel mutluluk arayışını toplumsal sorunlarla birleştiren, umut duygusunu merkezine alan etkileyici bir eserdir. Romanın başkahramanı Vahide, hayatını terzilik yaparak sürdüren, geçmişin yükleriyle yaşayan bir kadındır. Uzun yıllar boyunca kendi isteklerini geri plana atan Vahide'nin yaşamı, sokak müzisyeni Adrian ile tanışmasıyla farklı bir yöne evrilir. Eser yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; aynı zamanda kentleşme, çevre tahribatı, toplumsal baskılar ve kadınların bireyleşme mücadelesi gibi konulara da değinir. Yazar, özellikle kadınların ataerkil toplum içinde yaşadığı görünmez baskıları ve kendilerini gerçekleştirme çabalarını başarılı bir şekilde işler. Vahide'nin yaşadığı dönüşüm, romanın temel eksenini oluşturur. Jale Sancak'ın dili sade ve akıcıdır. Karakterler günlük yaşamdan izler taşıdığı için okurun onlarla bağ kurması kolaylaşır. Roman boyunca umutsuzluk ve karamsarlık yerine sevgi, dayanışma ve değişim inancı öne çıkar. Bu yönüyle eser, okura hem düşündüren hem de moral veren bir okuma deneyimi sunar. Romanın en güçlü yanı, toplumsal eleştiriyi didaktikleşmeden verebilmesidir. Kadınların kendilerini keşfetme ve özgürleşme süreçleri doğal bir kurgu içinde aktarılır. Ancak bazı okurlar için toplumsal mesajların zaman zaman hikâyenin önüne geçtiği düşünülebilir. Sonuç olarak Uyanan Güzel, kadınların kendilik arayışını, sevginin dönüştürücü gücünü ve daha yaşanabilir bir dünya özlemini anlatan başarılı bir romandır. Toplumsal duyarlılığı yüksek, karakter odaklı ve umut veren romanlardan hoşlanan okurlar için tavsiye edilebilecek bir eserdir. Uyanan Güzel Jale Sancak
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026153 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·88 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:39
Düşüncelerinde ​hem kendisiyle hem de çevresiyle sürekli bir çatışma halinde olan, iç dünyasının karanlığında kaybolmuş bir "genç kadın"ın hikayesine ortak oluyoruz. Yaşadığı her olumsuzluğun faturasını kendisine kesen, bu ağır suçluluk duygusuyla bedenini ve ruhunu cezalandırmaktan çekinmeyen bir karakter bu... ​Kitabın dili son derece sade, akıcı ve sürükleyici. Yazar, karakterin karmaşık ve karanlık iç dünyasını o kadar başarılı bir hicivle harmanlamış ki, o kasvetli atmosfer bir anda yerini enfes bir karakomik anlatıya bırakıyor. Okurken içimden, " Tuğba Saydam ' da Nikolay Gogol ’un Palto’sundan çıkmış," demekten kendimi alamadım. ​Benim için son derece keyifli ve etkileyici bir okuma deneyimi oldu. Benim gibi "Tanınamayan" Yazarın güçlü kalemini takdir ediyor; Derinlikli ve absürt edebiyat severlerin, özellikle de kadın okurların bu kitaptan büyük keyif alacağını düşünerek gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Son olarak; Dingin gri kedi Hector'u da sevgi ile anıyorum
Hiçlik ya da Her ŞeyTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024349 okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:01
Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatmaz; insanın kalbine dokunur, onu kendi geçmişiyle ve duygularıyla yüzleştirir. Gülseren Budayıcıoğlu'nun Kırmızı Pelerin adlı romanı da tam olarak böyle bir eser. Kitabı okurken yalnızca Ayşa'nın hikâyesini değil, aslında birçok insanın görünmeyen yaralarını da okuyorsunuz. Romanın merkezinde yer alan Ayşa, çocukluğundan itibaren sevgi eksikliği, ihmal ve travmalarla mücadele etmiş bir kadın. Onun yaşadıkları zaman zaman insanın içini acıtıyor, zaman zaman da hayranlık uyandırıyor. Çünkü ne kadar yara almış olursa olsun, hayata tutunmaya ve kendi benliğini bulmaya çalışıyor. Kırmızı pelerin ise bu mücadelenin güçlü bir sembolü olarak karşımıza çıkıyor; hem bir sığınak hem de geçmişin karanlığına karşı bir meydan okuma gibi. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey, insanların davranışlarının altında yatan sebeplerin ne kadar derin olabileceğiydi. Dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor görünen birçok duygu ve davranışın aslında yıllar öncesine uzanan acılardan beslendiğini görmek oldukça etkileyiciydi. Gülseren Budayıcıoğlu, psikiyatrist kimliğinin verdiği deneyimle karakterleri öyle gerçekçi anlatıyor ki onların acılarını, korkularını ve umutlarını hissedebiliyorsunuz. Kırmızı Pelerin, sadece bir travma hikâyesi değil; aynı zamanda iyileşmenin, yeniden ayağa kalkmanın ve insanın kendini keşfetmesinin hikâyesi. Kitap zaman zaman hüzünlendirse de umudu tamamen kaybetmiyor. Bu yönüyle okuyucuya, en karanlık geçmişlerin bile geleceği belirlemek zorunda olmadığını hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca Ayşa'nın hikâyesi değil, insan ruhunun ne kadar kırılgan ama bir o kadar da güçlü olduğu düşüncesi kaldı. Duygusal derinliği yüksek, psikolojik çözümlemeleri başarılı ve etkileyici karakterlere sahip bir roman okumak
Duygu ve Düşünce
Kırmızı PelerinGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20223,442 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:25
Bu kitabı övebildiğimiz kadar övelim herkes alsın okusun okuduktan sonra uzun uzun konuşalım istiyorum. Musa Aleyhisselam’ın hayatının anlatıldığı en güzel kitap olabilir. Yazardan okuduğum ilk kitap ve muhakkak diğer kitaplarına da bakacağım o kadar güzel ki. Musa Aleyhisselam Kuran-ı Kerim’de en çok ismi geçen peygamber birçok surede peygamberlik süreci, mucizeleri bizlere anlatılmış. Doğumundan ölümüne kadar bütün insanlığa rehber niteliğinde bir peygamber. Bu kitapta ise yazar onların gözünden anlatıyor her şeyi. Allah’ın kalbine koyduğu iman, sabır ve sükunet ile yavrusunu Nil nehrine bırakan Musa Aleyhisselam’ın annesi. Nehirde bulduğu bebeği görür görmez kalbinde oluşan sevgi ile büyüten Hz. Asiye. İmanı uğruna türlü zorluklara göğüs geren, bedeller ödeyen Maşita ve dahası. Kitap bittiğinde verilen teslimiyetin altında kendinize bakarak eziliyorsunuz. İman uğruna nasıl savaşılmış, ne bedeller ödenmiş okudukça hayretler içerisinde kalıyorsunuz. O an kendinizle olan sorgunuz başlıyor. Musa Aleyhisselam’ın hayatını bu şekilde okumak çok güzeldi farklı bir okuma deneyimi oldu çok beğendim.
AsâNuriye Çeleğen · Timaş Yayınları · 2025211 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:19
“Güllerin en dikenlisine,yolların en meşakkatlisine. Benim arsız kalbim güvenli sularda atmayı bilmez ki... İlla çaresiz acılara,illa onulmaz kederlere göz kırpar. Yüzüne rüzgâr değdiğinde karnında kelebekler uçar. Güvenli hissetmediği bir gökyüzünde,ayakları diken içinde... Mütemadiyen... Bu duyguların hepsi rahmine doğduğum evin yadigârı bana. İnsanın en güvendiği duygu,en tanıdık hissettiği duyguymuş meğer. Bu hakikati bilmek de onu değiştirmeye yetmezmiş her zaman.” “Belki de ondandı bu kadar çok gülmesi. Bütün hüznünü bastırırcasına güler,dans eder ama dalar bazen gözleri…” ”Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır.” ••• •Bir insan hem dünyanın en özel hem de en kötü duygularını aynı anda hissettirebilir mi? Narsist kişilikler tam da böyle hissettirirler. İlişki başında Love bombing yani seni göklere çıkaracak kadar süprizler,sevgi sözcükleri,hediyeler,aşırı ilgi yoğunluğu,sonrasında ise görünmez oluyorlar,ortadan kayboluyorlar yani” Ghosting”. İşte bu hissi,eserdeki bir kadın şöyle ifade ediyor. “Kendimi hoyratça kullanılmış bir paspas gibi hissediyorum.” Kitaptaki tüm karakterler öyle güzel işlemiş detaylandırılmış ki ,duygu yoğunluğunu hissettiren de bu sanırım. Narsist kişiliklerle sürekli temas halinde olmak,insanın kendiyle çelişme hissi,kendini sürekli sorgulama hali,sürekli suçlu hissetme ,o kadar yıkıcı duygular ki tüm sayfalarda bunu ikilerime kadar hissettim.Bu dengesizlik dengesizleştiriyor,insanın duygu düşünce dünyasını darmadağın ediyor. Ailede görülmemiş,sevilmemiş,kendini var edememiş insanlar böyle hastalıklı kişiliklerin perdeli süslü sevgi ağına ,tuzağına hemen düşüyor… Bu hastalıklı ruhlarla cebelleşen,yara alan iki kadın Melal ve Sadberk … İnsan
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025426 okunma