Değiştir – Cemile Kurtaş
Bazı romanlar, okuyucusuna nesiller boyunca süren sessizliklerin kapısını aralar.Değiştir de tam olarak böyle bir roman. Sevgili yazarımız Cemile Kurtaş, görünürde bir ailenin çatırdayan düzenini anlatırken, aslında kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, öğrenilmiş davranış kalıplarını ve değişimin ne kadar zor olduğunu sorguluyor.
Romanın merkezinde Agâh var. Öfkesini bir zırh gibi kuşanan, sevgiyi ve kırılganlığı sert tavırlarının ardına saklayan bir baba... Karşısında ise suskunluğu kader gibi taşıyan Âsi ve babalarının gölgesinde kendi kimliklerini oluşturmaya çalışan çocuklar bulunuyor. Her biri, geçmişin yüküyle mücadele ederken kendi yolunu bulmaya çalışıyor.
Kitap boyunca zihnimde tek bir soru dolaşıp durdu: İnsan, ailesinden miras aldığı yaraları gerçekten aşabilir mi? Birçoğumuz hayatımızın bir döneminde “Ben asla annem ya da babam gibi olmayacağım” demişizdir. Ancak geçmiş, çoğu zaman fark etmeden davranışlarımızı ve seçimlerimizi şekillendirmeye devam eder. Yazar da tam bu noktada okuru kendi hayatına dönüp bakmaya davet ediyor.
Romanda beni en çok etkileyen unsur ise “çamurdan baba” metaforu oldu. Bu güçlü imge, yalnızca otoriteyi ve sevgisizliği değil, aynı zamanda görünenden daha kırılgan bir yapıyı da temsil ediyor. Yazar; kadınların, çocukların ve sessiz kalmaya zorlananların iç dünyasını büyük bir ustalıkla yansıtıyor.
Değiştir, rahatlatan bir aile romanı değil; aksine düşündüren, sorgulatan ve zaman zaman insanı kendi geçmişiyle yüzleştiren bir eser. Kuşaklar arası travmalar, aile içi ilişkiler ve değişimin mümkün olup olmadığı üzerine güçlü bir anlatı okumak isteyenlere tavsiye ederim. Çünkü bazen değişim, geçmişten kaçmakla değil; onunla yüzleşmekle başlar.
Kitap okuduğum en iç ısıtıcı en sevimli kitaplardandı. Sevgi ve inanç her şeyi değiştirebilir! Colin sevgili çocuğum seni Dicki ve Maryi hiçbir zaaman unutmayacağım
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı yaralar zamanla kapanmaz, sadece onları saran insanlar değişir..."
Merhaba sevgili kitap dostlarım.
Bugün sizlere dört farklı kadının kırılmış hayatlarına, kayıplarına, dostluklarına ve yeniden ayağa kalkma mücadelelerine tanıklık ettiğim
Dantel kitabından bahsetmek istiyorum.
Nazlı, Lale, Eylem ve Su…
Her biri hayatın farklı yerlerinden yaralanmış, sevdiklerini kaybetmiş, hayal kırıklıkları yaşamış dört kadın.
Ancak onları bir araya getiren şey acıları değil; birbirlerine uzattıkları eller, verdikleri destek ve kurdukları güçlü dostluk oluyor.
Yazar, kadın dayanışmasını son derece etkileyici bir şekilde işlemiş.
Kimi zaman bir fincan kahve eşliğinde yapılan sohbetler, kimi zaman örülen bir örgü, kimi zaman da sadece sessizce yanında olmak;
bu dört kadının birbirlerine nasıl merhem olduğunu okurken derinden hissediyorsunuz.
Kitap boyunca kız çocuklarının eğitimi, kadınların toplumdaki yeri, dostluk, kayıp, ihanet ve yeniden başlama cesareti gibi pek çok önemli konuya değiniliyor.
Darbe dönemlerinden pandemiye kadar uzanan toplumsal olaylar da hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor.
Müge Acar’ın sade, akıcı ve duygulara dokunan kalemi sayesinde karakterlerin yaşadıkları acıları ve umutlarını içtenlikle hissediyorsunuz.
Özellikle kadın hikâyelerini okumayı sevenler için oldukça etkileyici bir eser.
Çünkü bazı hayatlar tıpkı bir dantel gibi…
Uzaktan kusursuz görünür ama yaklaştıkça her ilmeğinde saklı bir acı, bir mücadele ve bir umut vardır.
Merhaba bugün sizlere sevgili Serap Tiryaki nin kaleme almış olduğu Sihirli Öyküler Serisinden "SİHİRLİ GARDIROP" kitabı ile geldim.
Yaz gelmişti ve okulların kapanmasına çok az kalmıştı.Oya'nın arkadaşları hep tatile gideceklerdi o ise tatili köyde geçirecekti.
Durumları arkadaşlarıninki kadar iyi sayılmazdı. Babası her zaman iş bulanıyordu.Annesi merdiven temizleyerek eve katkıda bulunuyordu.
Oya bir gün okul çıkışı arkadaşının bisikletini gördü.Kendisinin de süslü bir bisikleti,güzel kıyafetleri olsun tabiki isterdi.Ama olsun yapacak bir şey yoktu.
Yine bir gün yaşlı bir teyzenin elinde poşetler ile yürümekte zorlandığını görür ve ona yardım etmek ister.Poşetlerini evine kadar taşır Oya.Sohbet etriklerinde de teyzenin üç çocuğu olduğunu ve yanında hiçbirinin olmadığını anlatır.
Oya bu duruma çok üzülür.Annesine söyler. Annesi de yaşlı teyzeyi evinde ziyarete gider bir güzel evini temizler yemeğini yapar.
Teyze de evinde fazla olan bir gardırop olduğunu ,Oya'ya hediye etmek istediğini söyler.Oya'nın annesi kabul etmek istemese de ısrara dayanayıp kabul eder.
Oya'nın yapmış olduğu bu iyilik çok güzel bir şekilde karşısına çıkacak ama ne olduğunu söylemek istemiyorum.
Kitabımız empati kurmayı,olanla yetinmeyi,
iyilik yapmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlatıyor.
Biz çok beğendik. Tavsiye ederiz
@yayinevimavinefes
Book•lover ❥
OKUDUM BİTTİ
Kitap Adı: ENEGÜL
Kitabın Yazarı: Enes Hanpa
Kitabın Yayınevi: Dorlion Yayınevi
Sayfa Sayısı: 101
Kitap Yorumu: "Ben ayrılıkların şairi, yalnızların ozanıyım." der Ahmet Selçuk İlkan. Enegül kitabı ise bu sözleri çürütmek için yazılmış gibi. Sevgiliye kavuşmanın, sevgili ile geçen zamanın değerini anlatan şiirlerle dolu kitap. İçten ve samimi cümleler akıcı şekilde ilerliyor. Şiirde en önemlisi samimi duygular olması, ne için yazılmış olursa olsun. Genelde de için zehirini, acısını akıtmak içindir ama Enegül, ezber bozan olmuş. Dolu dolu bir aşkın izleri var. Tabi her ilişki gibi inişli çıkışlı olduğu şiirlerin ahenginden anlaşılıyor. Şiir severlere duygu yüklü bir kitap niteliğinde.
Keyifli okumalar dilerim şimdiden.
Kitap: Çeşitli şiirlerden oluşmakta...
(Alıntı) :
" MUTLULUĞUN İNTİHARI
Dün gece öldü bir intihar gibi mutluluğum
Yalnızlığıma terk ettim yüreğimi,
Kanım pıhtılaştı teklerken zaman,
Ah hasret kokan güllerim,
Ellerimde solmanızı ne çok isterdim.
Kimseler görmez,
Bilmez kimseler turnaların neden göç ettiğini.
Nasıl bir sefalet bu Allah'ım,
Uzanıyor tutamıyorsun saçının telini,
Ah kader sevdiğim sözcük,
Sende bilemedin Gül'ümün kıymetini,
Ve terk etti bizi de sevda,
Gömdü bir kurumuş toprağa,
Gitme be Sevdiğim gitme,
Gidenler dönmediler sevdiklerine,
Gidenler anlayamadı geride bıraktıklarını,
Kemal Sayar’ın “Âleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik” kitabını bitirdim fakat elimde sadece okunmuş bir kitap değil, kalbime dokunan bir yol arkadaşlığı kaldı.
Kitap boyunca en çok beni etkileyen şey, inanç kavramının insan ruhunu kuşatan, yormayan ve umut veren bir dille anlatılmasıydı. Her sayfada insanın kendine, Rabbine ve hayata yeniden bakmasını sağlayan cümlelerle karşılaştım. Bazen durup uzun uzun düşündüm, bazen de içimde tarif edemediğim bir hafiflik hissettim. Sanki zihnimde ve kalbimde taşıdığım bazı yükler sessizce yerini huzura bıraktı.
Bu kitap bana, insanın en büyük yolculuğunun kendi kalbine doğru olduğunu bir kez daha hatırlattı. Eğer ruhunu dinlendirecek, inancını yeniden tefekkür ettirecek ve kalbine ince dokunuşlar yapacak bir eser arıyorsanız, bu kitapla mutlaka tanışmalısınız.
Son olarak;
Kitaptaki şu cümle uzun süre zihnimde yankılanacak:
“Allah beni ileri yaşta çok güzel dostlarla muhatap kıldı.”
Bu cümleyi okurken, bana bu güzel kitabı emanet eden sevgili Helimee aklıma geldi. Beni böylesine kıymetli bir eserle tanıştırdığın için gönülden teşekkür ediyorum. Bazı insanlar sadece bir kitap vermez; insanın hayatına yeni bir pencere açar. Sen de benim için o insanlardan biri oldun.