Silahlara veda
Geceye rüyaya ve sana
Yalnızlığın geyik gözlü köşesinden
Düzenlerin çıkmazına
Çizdiğim resmin
Saat kulesi ağlıyor
Ağzım o çeşit yok
Şişe bu çeşit var
Sen bir gece gelsen
Güneş doğmasa
Gitmeden yine gelsen
Bu yeni geleni
Bu bize bakanı
Sana bir anlatsam
Güneş doğmasa
Sandıkların içini göstersem sana
Çizdiğim resmin
Yalnızlığın geyik gözlü köşesinde
Bir rafa koyabilsen
Olup biteni ve onları
Sabaha kadar konuşsak
O ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsam
Ateşi karı tüfeği çeksem
Ocağa pencereye kapıya
Kemana veda
Yağmurda şeytan ve şapkası
" Ben olsam utanırdım biliyor musun, ben olsam yemin ederim utanırdım. Senin ettiğini ben etseydim ve kafamı koyduğum yastık başımı
ağrıtmasaydı yastıktan bile utanırdım. Sen hiç mi..?
Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var.
Asla olamadığım kişi beni üzüyor, ondan bana kalan anılardan neye olduğunu anlayamadığım bir özlem kabarıyor.
Umutlara ve keskin inançlara çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü.