"Gitmeli mi, gitmemeli mi?" dedi içinden. İç sesi gitmesine gerek olmadığını, bunun ikiyüzlülükten başka bir şey olmayacağını, ilişkilerini düzeltmenin, onarmanın olanaksız olduğunu, (...) söylüyordu. Artık ikiyüzlülük ve yalandan başka bir şey çıkamazdı ortaya; ikiyüzlülük ve yalan ise onun tabiatına aykırıydı.
Üstündeki giysi gözünün renginde
Yürüyor yürüyordu arkasına bakmadan
Onu kaybettim bir kış gününde
Yağmur yağmur yağmur yağıyordu durmadan
Ölü taşıyan bir araba
Araya girdi galiba
Koştum koştum yetişemedim
Sanki önümü kapatan bir sütundu zaman
İnsanlar otomobiller dalgın habersiz zalim
Alıkoyamadım onu meçhullere dalmaktan
Boşunaydı artık çaba
Boşuna mıydı acaba
Dondum kalakaldım olduğum yerde
Gözlerimi kaplıyordu duman duman duman
Gönlüm ne geçmişte ne geleceklerde
Bir mahkûmdum görülmemiş bir cezaya
çarpılan
Uğrayan bir azaba
Sığmaz hesaba kitaba