Nefsini idare etmeyi arzu eden, ahlakını arındırmayı yeğleyen insan, kötü bir ahlakın farkına vardığı zaman, onu kendisinde de bulur ve ondan kaçınmaya çalışır. Bundan uzaklaşmak ilk anda zor olabilir..
Bazen de bundan tamamen kurtulması gerçekleşmeyebilir. Tabiatı kendisine boyun eğmeyebilir.
Yine bu insan güzel bir ahlakın farkına varır da bunu kendisinde bulamayabilir.
Bu takdirde ona sahip olmayı istediği halde alışkanlıklarından kurtulamadığı için maksadına ulaşmayabilir.
İşte bu yüzden övgüye değer bir hayat tarzı arzu edenler için bir eğitim yolu belirlememiz, o yolu takip etmelerini sağlamamız gerekir. Ta ki güzel ahlakları alışkanlık haline getirme ile ilgili muratlarını gerçekleştirsinler, onları kalıcı bir huy haline getirsinler. Kötü ahlaktan kaçınsınlar, ondan arınsınlar.
İnsan için uygun olanı; kendi ahlakını denetlemesi, araştırmasıdır. Kusurlarını, ayıplarını düşünmesi, onları ıslah etmeye, düzeltmeye çalışmasıdır. Olumsuzlukları kendinden uzaklaştırıp övülen üstün, güzel ahlakı aramasıdır. Kendini güzel ahlakı edinmeye, güzel ahlakı alışkanlık haline getirmeye, onunla ahlaklanmaya çalışmasıdır.
Çünkü..
İnsanlar arasındaki üstünlük unsuru gerçekte faziletlerdir.
Yoksa cahillerin sandığı gibi, insanlar halleri, malları, birikimlerinin, değerli eşyalarının çokluğu itibariyle birbirlerinden üstün olmazlar, OLAMAZLAR.
Uyanık olan (gaybı) görür ve duyar, fakat uyuyanın (gafilin) kalbi sağır olur, tıpkı basiretinin de bağlandığı (sezgisinin de kör olduğu) gibi. Onların önüne perde çekilmiştir.