Sevim

Sevim
@sevmaydn
Meşguliyet hastalığı var artık, kimse attığı adımı bile fark etmiyor. Koşturuyor sadece. Nereye gittiğini, hangi duyguyu yaşadığını anlamıyor bile.
Sayfa 87 - Şule Yayınları, Eylül 2023·Kitabı okudu
Hikaye-Öykü
Reklam
İnsan’ın önce ihtiyacı, gereksinimi vardır. Sonra bolluğa erişir, refaha erer. Daha sonra boşluk ve anlamsızlık duygusuna kapılır. Bundan başkaldırmaya geçer. Sonunda perhizkâr ve içe dönük bir dönem gelir. Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk) ve Hippilik akımı bugün böyledir. Bu yasaya uygun olarak belirmiştir. Bizim eski ağalar ve soylularımızın Tasavvufa düşmeleri, Hind ve Çin ağa ve soylularının gizemci (mistik) bir «Nirvana» anlayışı içinde maddi yaşamı yadsımaları da bu yasa'ya dayanır. Bugünün burjuvazi (kentsoylu) düzeninde yeni neslin tüketimi ve maddi yaşayışı yadsımaları da bu yasaya göredir ve bundan başka da olamaz.
Sayfa 55·Kitabı okudu
" Sir Francis Bacon'a ait meşhur “Bilgi güçtür" ifadesi doğruysa, yaşadığımız dünya nasıl oluyor da tarihin en ahmak neslini yetiştiriyor? Bilgi güçtür özdeyişi (mottosu), öyle görünüyor ki, doğru değil. Söylendiğinin aksine, bilgi çağı zihinleri köreltiyor. Bunun temel sebebi, modern insanın, doğru bilgiyle yanlış bilgiyi ayırt edememesi, kendisine sunulan bilgi parçacıklarını bir bütünün içine yerleştirme yeteneğinden yoksun bırakılmış olmasıdır Bu sebeple bilgi artık elimizin altında olmasına rağmen bize doğruyu göstermiyor, doğru kararlar alabilmemize yardımcı olmuyor. "
Sayfa 69·Kitabı okudu
Dreamer “Yoksulluk, kişinin kendi sınırlarını görememesi demektir." diye açıkladı... "yoksul olmak, kişinin hoşlanmadığı ve yapmayı seçmediği bir iş karşılığında kendi yaratıcılık hakkından vazgeçmesidir."
Sayfa 24·Kitabı okudu
Peki, karşıt kanıtlar, kişileri gerçekte zihinsel bir belirsizliğe doğru ittikçe kişiler/gruplar konumlarını sorgulamak yerine niçin ilk pozisyonlarını daha sert bir şekilde savunmaya başlarlar? Bunun nedenlerinden biri söz konusu görüşün kamuoyu önünde savunulmuş olmasıdır. Diğer bir ifadeyle, başkalarının önünde, savunduğumuz bir görüşten sonraları dönmek zorlaşır. Burada görüşümüzü savunmaktan ziyade itibarımızı savunmaya başlarız.
Sayfa 282·Kitabı okudu
Reklam