İnsan’ın önce ihtiyacı, gereksinimi vardır. Sonra bolluğa erişir, refaha erer. Daha sonra boşluk ve anlamsızlık duygusuna kapılır. Bundan başkaldırmaya geçer. Sonunda perhizkâr ve içe dönük bir dönem gelir. Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk) ve Hippilik akımı bugün böyledir. Bu yasaya uygun olarak belirmiştir. Bizim eski ağalar ve soylularımızın Tasavvufa düşmeleri, Hind ve Çin ağa ve soylularının gizemci (mistik) bir «Nirvana» anlayışı içinde maddi yaşamı yadsımaları da bu yasa'ya dayanır. Bugünün burjuvazi (kentsoylu) düzeninde yeni neslin tüketimi ve maddi yaşayışı yadsımaları da bu yasaya göredir ve bundan başka da olamaz.