Çünkü, bir kez daha vurgulayalım, bir ulus-devletler çağındayız. Eğitimimiz buna göre oluyor. Zihnimiz buna göre işliyor. Düşüncemiz buna göre şekilleniyor. Dünyamız buna göre belirleniyor.
Zira, bugün ʻzengin'in tarifini TV filmleri belirliyor. “İhtiyaç'ın tarifi, ilgili nesnenin yaşamamız için zorunlu oluşuna göre değil, modaya veya alışkanlıklara göre yapılıyor. Uzak durmaya çalışsak da, zengin denilince dünyamıza gelen çağrışım bundan pek farklı değil: ev değil, lüks bir ev; araba, hem de lüks araba; yazlık, hem de lüks bir yazlık; her ay fuzuli bir yığın alışveriş, ama lüks bir alışveriş.