[13.BÖLÜM] Eyleme Dökülmüş Bir Suçluluk: Amaranta Buendia Rebeca dışarıdan gelen köksüz bir figür iken Amaranta evin içinden - direkt ailenin merkezinden/tam da kalbinden - gelir. Bu yüzden onun travması dışarıdan bakıldığında daha örtülü, daha ahlâklı ve daha saygın görünür. Rebeca, bir sessiz travma, Amaranta ise bir eyleme dökülmüş bir suçluluktur. Amaranta Buendia’nın yapısı, insan doğasının paradoksunu apaçık deşifre eden ve psikanalitik çözümlemeye çok müsait olan bir roman karakteridir özellikle de Freudyen bakış açısıyla bakılırsa şayet. Amaranta, Rebeca gibi oral fiksasyon evrede değil anal evrede takılıp kilitlenmiş (fiksasyon) yaşamakta olup obsesif nevroza özgü bir tür kararsızlık hali - Nevrotik Tereddüt - yaşamaktadır: Kontrol-Yasak- Suçluluk üçgeninde duyguları sürekli gezinir. Obsesif Nevroz’un tipik bir tezahürü olan bu Nevrotik Tereddüt, kişinin bir arzuyu sürekli geciktirerek, erteleyerek veya bilinçdışı engeller üreterek eylemin önüne koyup arzuyu kilitlemesi halidir. Amaranta, anal karakter örgütlenmesi ve katı bir süperego yapılanmasının yetişkinlikte katılaşmış bir örneğidir. Freud’a göre; anal evre, çocuğun tutma–bırakma, itaat–inat, haz–ceza ekseninde benliğini kurduğu dönemdir. Çocukluğunda başlayıp yetişkinliğinde bu evrenin bir uzantısı olarak devam eden bir nevrotik tereddüt ve ambivalans yaşatır. İstemek-istememek arasında çelişkili tutumlar sergiler. Duyguyu, arzuyu, sevgiyi vermek yerine kendi içinde kilitli tutar. Kendini ve başkalarını sıkı denetler; özellikle kendi arzuları üzerinde oldukça acımasızdır. Amaranta’nın kendi elini bile isteye yakması, bilinçli bekâreti, evliliği reddetmesi, anal karakter yapısının içselleştirilmiş bir cezalandırma mekanizmasıdır. Amaranta için haz, bırakmakta değil
Edebiyat
Mısralardan nesire...
Düşünme! Dünü, yarını... Onları unut. Bugündesin sen... Tebessüm et ! Doğan güneşe. Şükret ! Geçen geceye. Sev, aşkla sev... Kâinâtı... Hesapsız, çıkarsız bak ! Börtü böceğe, ağaca, ota, çiçeğe... Oku! Şiir oku, kitap oku; kendini, insanı oku... Şarkı söyle, türkü mırıldan. Gamlanma neş'elen... Aradığın huzur sende, arama başka yerde. ★ İnsan kadim bir felsefenin ışığında, "ânın vacipliği" düşüncesi ile bakmalı herşeye. "Kendini, oku"malı insan...okuma eylemi kitap sayfalarını okumaktan ibaret olmamalı...ki hayatı bilgece okuyabilsin. İnsan zihni genellikle geçmişin pişmanlıkları ile geleceğin kaygıları arasında sıkışıp kalır. Oysa hayat, sadece nefes aldığımız şu "an"dan ibarettir. Dünü ve yarını bir kenara bırakmak, zihni özgürleştirerek gerçek varoluşla bağ kurmayı sağlar. İnsan, zamana hükmettiğini sanan ama zamanın kıvrımlarında kaybolan bir yolcu... Heybesinde dünün pişmanlıklarını, avuçlarında yarının kaygılarını taşırken; parmaklarının arasından süzülüp giden "bugünü" görmeyi hep ihmal eder. Oysa hakikat, takvim yapraklarının arasında değildir, şu an ciğerlerine dolan o serin nefestir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okunması dileğiyle
Aşk diye tanımlanan yaygın sevme biçimlerinde birbirini mülk edinmek ve köle ahlakında ortaklaşmak, yaşamdan yoksunlaşarak çoğunluğa karışmakla sonuçlanırken; sevme biçimlerinin sürekli devindiği ve üretildiği yaşam zengini ilişkilerde ise, iki kudretli yaratma eylemi ortaya çıkar. Sevmeyi yeniden öğrenmek, sürekli gelişmek ve ilerlemek anlamına gelir. Birbirinin kişilik haklarına ve farklılıklarına saygı duymayan ve birbirine yaşam alanları sağlamayan her ilişki biçimi tahakküm ve sömürüyle sonuçlanır. Eric Fromm'un dediği gibi; sevgi özgürlüğün çocuğudur, baskının değil. Zaten sevgi dediğimiz iki farklı dünyanın bakışması ve eşit koşullarda ortaklaşması demektir. Etik değer ve düşünsel duyarlılıkların en az tensel muhabbet kadar haz verici olduğu bir kucaklaşma demektir. Osho ile konuyu bağlarsam; "Bir çiçeği seviyorsan, koparma; bırak var olsun. Sevmek, sahip olmak ile ilgili değildir. Sevmek değer vermek ile ilgilidir."  risus-fratkaraaslan.blogspot.com/2023/06/sevme-v... risus-fratkaraaslan.blogspot.com/2023/06/sevme-v...
•Sevme eyleminden sonra dünyanın en büyük eylemi yardım etmektir.• ▪︎V. SUTTINER▪︎
"Sevgi, açtığı yaralarla birlikte kendi merhemini de özünde taşır..." İbn Hazm El-Endelüsi
Edebiyat
Sevmeni istemeyen, sevginden gocunan, değersizleştiren, keyif almayan birini sevme. “Sen sevmesen de ben severim” diye bi sevgi türü yoktur. İstemediği, huzur bulmadığı bir sevgi muhataba da zulümdür, cezadır, yüktür. Sevgi karşılık beklemese de sevmek eylemi karşılıklıdır.