Cehennem başkaları.. Cennetler içimizde..
9/10
·160 syf.··
2026 80. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:19
Pavese çok anlamlı bir kadın hikayesi yazmış bize.. Savaş, yokluk, yalnızlık içselliğiyle büyümüş bir kadının hikayesi.. Kendini hayatından kurtarmak için yeni bir hayat kurmuş ve yıllar sonra hayatının başladığı noktaya geri dönüyor.. İçinde bir iğretilik, bir bulantı ve tiksintiyle yaklaşıyor hayatının başladığı kente, çünkü geçmişte bıraktığı her şeyi hatırlatıyor ona bu şehir.. Su gibi akıyor hikaye. Bir kaç arkadaş ediniyor Clelai, onlarla kendi düşünce dünyasını hem yansıtıyor hem sorguluyor.. "İnsan kendinden başkasını çok sevemez. Kendini kurtarmayı beceremeyeni kimse kurtaramaz..." En vurucu cümlesi kitabın belki de.. En azından benim için öyle oldu.. Kendinden ve haddinden çok kimseyi sevmemeli ve kaderini herhangi bir bireyin eline bırakmamalı.. Elindeki iple salıncak kur, kendini asma.. Çok içselleştirerek okudum eseri.. Okunmalıdır.
Edebiyat
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Can Yayınları · 20182,341 okunma
Yarım Kalanların Kitabı: Bukre
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
"Beni sevmen için değil, beni sevdiğini hatırlaman için yazdım bu satırları." Kahraman Tazeoğlu, Bukre ile bize bir aşk hikayesinden fazlasını; bir insanın kendi içindeki yıkımlarla nasıl baş ettiğini anlatıyor. Kitap, "gitmek mi zor kalmak mı?" sorusunun etrafında dönen, okurken her satırında kendinizden bir parça bulacağınız hüzünlü bir ayna gibi. İnceleme Notları: • Aşkın Anatomisi: Tazeoğlu, aşkın sadece kavuşmak olmadığını; bazen birine "iyi gelmediğin" için ondan uzaklaşmanın da en büyük aşk olduğunu vurguluyor. Bukre, fedakarlığın ve sessiz vedaların sembolü. • İyileşme Süreci: Kitap, acıyı romantize etmekten ziyade, o acının içinden geçerek nasıl büyüdüğümüzü gösteriyor. Yazarın üslubu, bir yarayı deşmek yerine onu nazikçe sarmak gibi. • Aforizmaların Gücü: Hikayenin akışından çok, karakterlerin içsel konuşmaları ön planda. Her sayfa, sosyal medyada paylaşılmak için altı çizilecek onlarca cümleyle dolu. "Hiç kimse bir başkasını kendisinden daha çok sevmemeli; çünkü aşk, bir başkasında kaybolmak değil, o başkasında kendini bulmaktır." Sonuç: Bukre, kalbi kırık ama umudunu bir yerlerde saklayanların sığınağı. Eğer hayatınızın bir döneminde "hiç gelmeyecek birini" beklediyseniz ya da "gitmesi gerekeni" tutmaya çalıştıysanız, bu kitap sizin hikayenizi anlatıyor. Tazeoğlu'nun şiirsel dili, ruhunuzun pasını silecek. Kahraman Tazeoğlu Bukre kadir deniz
1000Kitap
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Reklam
8/10
·352 syf.·
2026 39. kitabı
Mahalle kurgularini seviyorum askeri kurguları da iki konu aynı kitapta birleşirse ise oo deymeyin keyfime Kitabı sevdim. Ayrılıklar, birleşmeler, hayal kırıklıkları, mutluluklar her bir duyguyu ayrı ayrı tattım. Bazı mantık hataları vardı Sancak ve Gülce nin çok sık karşılaşması da göze batıyordu ama bilin bakalım kim konuyu sevdiyse bunları göz ardı eder. Spiler Başak ve Fatih olayinda da Başağa çok kizsam da bir yerde anlıyor insan bazen gözler kör oluyor. İşte bunun için kimse kimseyi kendinden geçecek, çevresine kör olacak kadar sevmemeli. Mert'e kızdım Başağa en başından söylese belki kızın aklında soru işareti olur bir şekilde şüphelenip kendisini aldattığını anlardı ama şimdi gözleri kör olmuş bu kıza ne dese anlamayacakti ama madem söyleyecektin veya ima yapacaktin en başından söyleseydin. Abisine ve annesinin çok çabuk affedilmesine sinir oldum. Anne baba doğruyu bilir yönlendirir tamam ama adam eli yüzü düzgün biri sırf acı cekmesin diye bu kadar diretmeye ne gerek vardı. Kızın kendi hayatı sen doğruyu gösterir yanlısı anlatırsın uyarirsin artık o kendi kararlarini kendi verir. Annesi özellikle nasıl diretti sanki adam uyuşturucu satıcısı. Neymiş şehit haberini kalbi kaldiramaznis o yüzden askerle olamazmis kızını koruması gerekiyormuş. Abisi de büyük kazık attı kıza. Her an yanlarında olan Gülce'yi en önemli anında yalnız bıraktı. Spoiler bitti Mahalle kurgularini sevmemin en büyük nedenlerinden biri küçük bir ilçede büyümüş olmam sanırım. Şimdi düşününce mahalle kurgularinda yaşanan çoğu şeyi yaşamışım vay be..
Ay Işığı ve YakamozÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2026128 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 86. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 21:07
Harran'da yaşayan İbrahim'in dinine inanan adam çok sevdiği Luna ile evlenmek için ailesini karşısına aldı çünkü onlara göre başka dinden biriyle evlenen lanetlenirdi. Oğulları 5 yaşındayda iken ölen Luna araştırmalarını eşine anlattı ve oda ölümsüzlüğü bulmak için kolları sıvadı. Oğlunu annesinin isteği üzere götürdüğü tapınakta buldukları kedi Duha'yı eve getirir ve formülü onun ve kendi üzerinde dener. Ölümsüzlüğü bulan adam bunu bir kazanım olarak görse de belki de bir lanetti. Kendisi ve Duha asırlarca yaşar, tek gerçeklik ölümden kaça bilecekler mi? Asırlarca yaşadıklarından ve kaçtıklarının gerçekliği ile yüzleşecek mi? Ölüm insanın tek gerçekliği aslında ve bizler bir gün onun geleceğini bilsek de pervasızca yaşıyoruz bu hayatı. Ya ölümsüzlük olsaydı ne yapardık hırsın öfkenin savaşların olduğu ölümün olmadığı bir yaşam düşünmeden edemedim. Kitap asırlarca yaşayan adam ve Duha anlatımıyla dönüşümlü şekilde ilerliyor. Kısacık ama kedinin gözünden insanlar ve hakikat alemini okumak bir başka güzeldi. Masalsı bir anlatım, maneviyat yüklü satırlar ve inancın en derinlerde hissedilen kuvveti. #otuzuncukuşhüma kitabı ile farklı ve içten kalemiyle tanıştım Güzide hanımın. Kitap insanı bambaşka boyutlara çekiyor. Türü sevenlere tavsiye ederim Büyük bir bölümünüz; ölmeyecek gibi yaşıyorsunuz. Hayatın tek amacı ölmemek için direnmekmiş gibi önünüze geleni harcıyor ve hiç ölmeyecek gibi delicesine çabalıyorsunuz. İnsan, hiçbir şeyi, gözünü kör eden ve başka şeylerin varlığını görmesini engelleyen bir tutkuyla sevmemeli. Kısacası benim ölülerden tek farkım, ölmeden ölümü anlamaya nail olmuş bir adam olmam. Ölülerden tek farkım; yersiz yurtsuz köksüz olmam.
Hayat Harran DuhaGüzide Behram · Sokak Kitapları Yayınları · 202423 okunma
Bir insan ne kadar aşık olabilir?
Puan vermedi·126 syf.·
2025 29. kitabı
Bir insanın bu denli bu şekilde aşık olabileceğine inanmıyorum. Kendimi Albert'a yakın buldum hep. İnsan çok sevse de mantığı olmadan ayakta duramaz. Karakterin birine bu kadar ölümüne bağlanması aslında aşktan ziyade takıntı gibi geldi bana. Sanki hayatında bir şeye tutunmaya ihtiyacı vardı onu da aşktan yana kullandı. İmkansızı seçerek sadece kendi işini zorlaştırdı. Zaten imkansızı seçmesi de karakterinin takıntılı kısmını beslemek içindi sanırım. Ama bütün hayatını ona bağladı, bu da onun ölümüne sebep oldu. Bu kadar sevmemeli insan. Ayrıca, o dönemin insanları bu kitabı okuduğu zaman intihar edecek seviyede duygusallarsa şimdiki bizler de bunu abartılı bulacak kadar mantıksalız sanırım, en azından ben böyle bir çıkarımda bulundum.
Alıntı
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
1/10
·304 syf.··
2025 96. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:00
o kadar kötüydü ki "ben sevmedim başkası sever" bile diyemiyorum, kimse sevmemeli gibi dksl. cringe diyaloglar üzerine kurulu saçma salak bi ilişki, tutarsız ve beyinsiz karakterler, birbirlerinden kopuk bölümler, 'yatmasalar daha iyiydi' dedirtecek smutlar okumak isterseniz bakabilirsiniz konu: - kadın, kasabasından çıkmayan ünlü bir yazar. özgüven kazanmak ve 7393 senedir görmemesine rağmen hala aşık olduğu çocukluk aşkına artık bir kadın olduğunu gösterebilmek için kasabasından ayrılıyor, onun şirketinde işe başlıyor (güya kadın olduğunu göstericek ama 13 yaşında gibi davranıyor) - narin bir wattygirl çiçeği olduğu için üşüme hastalığı var ve "b-bırak kolumu" vibeında kekeliyor - diğer kızlar gibi olmadığı için şirkete delik deliş kazaklar giyerek geliyor ve saçında beş kalemle dolaşıyor - adam art arda 4 kez 'uslu kız' diyebiliyor(“Hemen kapıyı açmadığın için uslu bir kızsın. Kapının gözünden baktığın için uslu bir kızsın. Ön kapında bu kadar çok kilit olduğu için uslu bir kızsın.”) adam, kadın hakkında hiçbir şey bilmiyordu, merak da etmiyordu. mesela ünlü bir yazar olduğundan haberi yoktu, ayrılmalarından sonra öğrendi ve arkadaşı bile bunu sorguladı: "Onunla ilgili hiçbir şey bilmiyor musun? Hani sevgilindi? Hani birlikte büyümüştünüz?". ortada bir aşk yoktu zaten ilk bölümden birbirlerine kudurdular adamın, kasabadan ayrıldıktan sonra kadını düşünmediği 8398 kadınla yatmasından ve bizim kadını asla arayıp sormamasından belliydi ama iş kendini affettirmeye gelince "çocukluktan beri benim için sadece sen varsın, ben yaralı bir ergenken sana aşık oldum. ne yazık ki bunu göremeyecek kadar aptaldım" dedi ve kadın yedi adamın hata yapıp sonra kendini affettirmeye çalıştığı kitapları seviyorum ama burdaki affedilebilir bir hata değildi. spoiler: kadın, adamın
1000Kitap
HayalperestSusie Tate · Olimpos Yayınları · 202530 okunma
Reklam
Reklam