Giriş konuşması olmadan, "Hayatlarımıza hakim olan roller,"
diye başladı Mellery, "farkında olmadıklarımızdır. Bizi durmadan bir yerlere götüren ihtiyaçlarımız, aslında farkına varmadıklarımızdır. Mutlu ve özgür olmak için, oynadığımız rolleri ne için oynadığımızı görmeli ve göremediğimiz ihtiyaçlarımızı su yüzüne çıkarmalıyız."
Sakince, düz bir tonla konuşuyordu ve katılımcılar pür dikkat
onu dinliyordu.
"Arayışımızdaki ilk engel, kendimizi tanıdığımızı, bizi nelerin motive ettiğini anladığımızı, durumlar ve etrafımızdaki insanlar karşısında hissettiklerimizi neden hissettiğimizi bildiğimizi
farz etmek olacaktır. İlerleme kaydedebilmek için, açık fikirli olmamız gerekiyor. Kendimle ilgili gerçeği bulabilmek için, bunu
zaten bildiğimi söylemeyi bırakmalıyım. Eğer ne için orada durduğunu anlamayı başaramadıysam, yolumda duran kayayı asla yerinden kaldırmamalıyım."
"Kayanın ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Kaya kendinizsiniz, olduğunu düşündüğünüz kişi. Olduğunu düşündüğünüz insan sizi öyle bir yere hapsediyor ki, ışıksız, yemeksiz ve kimsesiz bir başınıza kalıyorsunuz. Her ikisi de aynı anda yaşadığı sürece, olduğunu sandığınız insan gerçek sizi öldürmeye çalışıyor."
Mellery bir an üzerine umutsuzluk çökmüşçesine, duraksadı.
İzleyicilere gözlerini dikti ve nefeslerini tutuyor olduklarını gördü. Konuşmaya başladığında sesi, normal konuşma seviyesine inmişti fakat hâlâ duygu doluydu.
"Olduğumu sandığım insan gerçek olduğum insandan ölesiye korkuyor; diğer insanlar onun hakkında ne düşünürler diye
korkuyor. Gerçekte olduğum kişiyi bilseler bana neler yaparlar?
En iyisi güvende olmak! En iyisi gerçek insanı saklamak, ona
işkence etmek, onu gömmek!"
" Bunların hepsi ne zaman başlar? Ne zaman iki kişi şeklinde yaşamaya başlarız - kafamızda yarattığımız kişi ve içeriye