📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"PLATON DOĞADAKİ TÜM GÖRÜNGÜLERİ EBEDİ BİÇİMLERİN YA DA İDEALARIN GÖLGELERİNDEN İBARET SAYIYORDU. Ama birçokları gölgeler arasındaki yaşamından memnundur. Gölgeleri düşüren bir şeyler olması gerektiğini düşünmezler bile. Var olan her şeyin bu gölgelerden ibaret olduğuna inanırlar - öyle olunca da gölgeleri gölge olarak algılamazlar. Bu yüzden ruhlarının ölümsüz olduğunu da unuturlar."
Platon'a göre insan da ikiye ayrılmış bir varlıktır. " Akıp giden" bir bedenimiz var. Duyular dünyasına ayrılmazcasına bağlanmıştır bu beden ve bu dünyadaki diğer her şeyle aynı kaderi paylaşır ( örneğin bir sabun köpüğüyle). Bütün duyularımız da bedenimize bağlıdır ve dolayısıyla güvenilmezdir. Ama bunun dışında ölümsüz bir ruha da sahibiz. Aklımızın barınağıdır ruh ve maddi bir şey olmadığı için idealar dünyasını görebilir.
Ksenofanes, "İnsanlar, tanrıları kendilerine bakarak yarattı." diyordu. "Ölümlüler, tanrıların da kendileri gibi doğduklarına, benzer giysileri, sesleri ve biçimleri olduğuna inandılar." Siyahların tanrıları siyah ve basık burunlu, Trakyalılarınki ise mavi gözlü ve sarı saçlıdır. Eğer öküzler, atlar ve aslanlar da resim yapabilselerdi, atlar at, öküzler öküz benzeri tanrı resimleri çizer ve kendilerine benzeyen biçimlerde heykeller yaparlardı.