Peki, Tanrı, diyelim ki varsın. Bu çıkmaza sen soktun beni. Beni sınamak istiyorsun. Bir de ben seni sınayayım, ne dersin? Senin orda olmadığını iddia ediyorum. Ailem ve çıbanlarla gerçekten zorlu bir sınava soktun beni. Ben senin sınavından geçtim sanıyorum. Ben Senden daha zorluyum. Hemen, şimdi aşağı inersen yüzüne tüküreceğim Senin, bir yüzün varsa eğer. Ve sen sıçar mısın? Rahip bu soruyu yanıtlamadı. Şüphe etmememizi söyledi bize. Neden şüphe etmemek? Benimle fazla uğraştığını düşünüyor ve bu yüzden Seni sınamam için aşağı inmeni istiyorum!
Bekledim. Hiçbir şey olmadı. Tanrı'yı bekliyordum. Uzun süre bekledim, uyumuş olmalıydım.
Hiçbir zaman sırtüstü uyumam. Uyandığımda sırtüstü yatıyordum ama, şaşırmıştım. Dizlerimi kırıp karnıma çektiğim bacaklarım battaniyeye bir dağ görünümü vermişti. Ve önümdeki battaniye dağına bakarken bana bakan iki göz gördüm. Koyu karanlık ve boş bakan iki göz…Bir kukuletanın altından bakıyorlardı bana, Ku-Klux-Klan'ın üyelerinden biri gibi. Bana bakıp duruyorlardı, iki karanlık ve boş göz, yapabileceğim bir şey yoktu. Ödüm bokuma karışmıştı. Tanrı bu, diye düşündüm, ama böyle olmamalıydı Tanrı'nın görünümü.
Bakışı benimkinden güçlüydü. Kımıldayamıyordum. Dizlerimin üstündeki battaniyeden bana bakmayı sürdürüyordu. Uzaklaşmak istiyordum. Gitmesini istiyordum. Güçlü, karanlık ve tehditkardı.
Saatlerce orda kaldı sanki, bana bakarak.
Sonra birden kayboldu…
Yatakta kalıp olanları düşündüm.
Tanrı olabileceğine inanamıyordum. Üstelik bu kıyafetle. Çok ucuz bir numara olurdu bu.
Bir yanılsamaydı tabii ki.
On-on beş dakika kadar düşündükten sonra kalkıp babaannemin bana yıllar önce verdiği küçük kahverengi kutuyu almaya gittim. İncil'den sözlerin yazılı olduğu rulo haline getirilmiş küçük kâğıtlar vardı o kutuda. Her rulo kendi özel
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖