Biraz önce ters,huysuz bir devlet memuru olduğumu söyledim ya,doğru değildi bu.
Aslında hiçbir zaman aksi biri olmamışımdır.İcimde bunların tam tersi çok,hem de çok fazla duygunun olduğunu her an biliyordum.Bu duyguların içimde kaynaşıp durduğunu hissediyordum.Onlarin içimde her zaman kaynaşıp durduğunu,dışarı çıkmak istediklerini hissediyordum.
Ama bunu yapmalarına izin vermiyordum,inadına izin vermiyordum.
Utandırıyorlardı beni,acı çektiriyorlardı bana;çarpıntı geliyordu.
Ne kadar bağırsa sesini onlara işittirmeye muvaffak olamayacaktı.
El ile dokunulacak kadar yakın görünen bu başlar,en uzak yıldızlardan yabancı dünyalardır.
Fikret galiba yanlış terbiye edilmişti.Çirkin bir kalbin içine uyanık bir ruh koymak niçin?Beğenilmediğini her yerde,her şeyde ihmal edildiğini daha çabuk fark etsin diye mi?
Çirkinin ağzındaki güzel söz,acizin ağzındaki haklı söz kadar boş faydasız bir şeydi.