En kesin bir olgu bile anlatılış üslubu yüzünden yok olup gidebilir ya da parlayabilir: Tıpkı bir kadının üzerinde iyice parlaklaşıp da başka bir kadının üzerinde silikleşen, toza gömülen denizlerimizin o eşsiz organik mücevheri gibi.
Bazen açgözlülük edebiliyordu. Bencilce isteklere kapılıyordu. Dünyayı çarpıtarak uygun şekillerden çıkarıyordu. Arzusunun ağırlığıyla her şeyi yerinden ediyordu.
'' Teccam da aynı şeyi söylerdi: Yüz kilometre yürümeyen hiçbir insana cesur denemez. Kim olduğunla ilgili hakikati öğrenmek istiyorsan adını bilen kimse kalmayana dek yürü. Seyahat büyük bir eşitleyici ve öğretmendir. İlaç kadar acı, ayna camı kadar zalimdir. Uzun yol sana kendini yüz yıl boyunca düşünmekten daha iyi anlatır.