Kitabı okumuştum ama bir daha okumak için aldım. Hem bu gerilim dolu romanı bir daha yaşayabilmek için hem de sevdiğim kıza birakabildiğim tek somut hatıra olduğu için... Kim bilir, belki bir gün bu paylaşıma bakıp güleriz. Seviyorum onu. Neyse, velhasıl ne kapağındaki vezire saplanmış bıçağa alıcı gözle baktım, ne de arka kapak yazısını okudum. Polisiye bir roman olduğunu da bilerek aldım. Kurgu güzeldi, bu tür kitaplarda olduğu gibi akıcı ve heyecanlandırıcı şekilde yazılmıştı. Kesinlikle iyi bir plan içeriyordu ve zekice yazıldığı açıkça ortadaydı. Eminim çoğu kişi kısa bir sürede okumuştur, bir oturuşta ortalama 100-150 sayfa okunduğuna eminim. Bunun da sebebi sizi tamamen olayların birinci şahısıymış gibi hissettiren usta dili . Adrenaline alışık olmayanlar çabucak bitirmeye kalkmasın :)
(R)
İlk hamleyi hatırlıyor müsünüz? Güzeller güzeli Bayan Maggesi .
Size küçük bir yardımda bulunayım : Atlardan biri hareket etmişti .
Yakında görüşmek üzere , sizinim.
Bu öyle bir kitap ki , kimi kimseler duyguların zirvesinde yaşarken kimileri hiç bir şeyden haberdar değil . Kitap bittikten sonra aklıma gelen söz vardı ; ''Aşkın tanımı, Flaubert'in yaptığı olabilir: Merak. Birine karşı, ansızın, merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak,onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşka en uzak cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur.'' ( Camille Laurens )