10/10
·304 syf.··
2026 38. kitabı
Adaşım olan #melisaşentürk ün #kullanıcı adlı kitabının yorumuyla geldim. Lafı uzatmadan söylemek istiyorum. Bayıldım! Çünkü, kitabımız içeriğiyle toplumsal bir sorunu da ele almış. Sosyal medya üzerinden açılan hesaplar oluşturulan sahte hesaplar karşımıza yeri geliyor ; yakından tanıdığımız veya tanımadığımız kişileri çıkarıyor. Kitabımız texting formatında ve yazarımızın da dediği gibi, gerçek olan tanımadığımız birinin mesajlarını okuyormuşuz gibi bir his bırakıyor. Çok uzatmadan hemen konusundan bahsetmek istiyorum... Linda, anaokulundayken onun hatası olmadığı halde bir arkadaşının kaydıraktan düşerek hayatını kaybetmesiyle ailesinin de tavırlarıyla sorunları olan bir üniversite öğrencisi. Hatta ölen arkadaşının abisi de bizim kıza aşık! Yani artık siz buna aşk mı dersiniz ne dersiniz onu bilemem... Şöyle de bir durum var, iki aile artık o ölümden sonra birbirine düşman. Linda, hiç bilmediği #user4646 adlı bir kullanıcı tarafından ona gelen mesajla tanımadığı bir kişiyle konuşmaya başlar. İşin tuhaf yanı da Linda'ya dair her şeyi biliyor olması. Ve bu konuşmalar günden güne artmaya da başlar. Öte yandan ona aşık olan Ateş'ten de devamlı mesajlar alır. Gelin görün ki küçükken Linda' nın takmış olduğu ve ona dair stickerlar yapıştırdığı bir hayvan olan Panter lakabını kullanır. Hem #user4646 hemde Ateş. Vee bunu aynı anda yaparlar. Açıkcası kitabın sonunda zarfı açınca karşıma çıkan kişi beni bir hayli şaşırttı. Bu kitapta ders çıkarılacak o kadar çok fazla şey vardı ki... Bir kere gerçekten kiminle konuştuğumuzu asla bilmiyoruz. Kime ne konuda nasıl bir koz veriyoruz asla bilmiyoruz. Karşımızdaki kişi aslında gerçekten söylediği kişi mi? Bence okunması ve göz önünde tutulması gereken bir kitap.
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202641 okunma
9/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:05
"Seni leylekler getirdi " çocukluğunda duymamış olan var mı? Leylek galiba toplumumuzda umut,sevinç getiren hayvanların başında geliyor ki böyle bir cümle kurulmuş . Bu kitabı da farklı kılan bu .Hikayeyi bir leyleğin anlatması. Alegorik anlatımıyla dikkatimi çeken bir kitap oldu Masumiyetin Yükü.. Leylek ,anne ,babası ,kardeşiyle yaşamı öğrenmeye çalışıyor. Güçsüz olan kardeşlerini kaybediyor.Ben bununilk duyduğumda çok üzülmüştüm ama doğal seleksiyon hayatın her alanında gerekli galiba ..Leylek bir taraftan kendi ailesini anlatırken, bir taraftan da yuvalarını yaptığı evin içinde yasananlara tanık oluyoruz. Sema bir Ermeni genci olan Aram la aşk yaşıyor. Ama Ermeniye kız verilmiyor oralarda .Nurullah da okuldan beri Semaya aşık. Onla evlendiriliyor .Serdar dünyaya geliyor. Ama Sema hala Aram ı seviyor .Arada görüşüyorlar. İhanet fitili ateşliyor. Leyleklerin de yükü artıyor. Çünkü leylekler yuva yaptıkları evin derdini ,tasasını alıp götürüyor göç ederken, üç ay Afrika da dinlendikten sonra tertemiz ,masumca ,temizlenmiş olarak geliyorlar aynı eve .. Bakalım geri geldiklerinde neler olacak ? Çok hoşuma gitti bu hikaye. Leylekler resmen bilge kişi gibi .Doga olaylarında kadar mükemmel ki her şey yolunda ,her şey olması gerektiği gibi ... Fabl okumayı çok severdim küçükken ,aynı hislerle okudum kitabı... Hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var bizim.. Kitapla kalın dostlar.... Masumiyetin Yükü Ahmet Haşim Güler
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20266 okunma
Reklam
Deliren kadınların hikâyesi onları delirten dünyanın hikâyesi...
Puan vermedi·176 syf.··
2026 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:52
Kitabın dili masalsı olduğu kadar sertti. Hikayeler metaforlarla örülü. Ev, beden, saç, gece, çocukluk, anne, geçmiş gibi imgeler sürekli karanlık bir yerden konuşuyor. Özellikle kadınların geçmişten taşıdığı yükler çok belirgin. Sanki delilik sadece tek bir kadının başına gelen bir şey değil; annelerden kızlara, büyükannelerden torunlara geçen bir acı mirası gibi ilerliyor. Okurken insanı rahatsız ediyor; çünkü anlatılan delilik uzak bir şey değil, kadınların hayatına sinmiş şiddetin, yalnızlığın ve suskunluğun sonucu gibi hissediliyor. Bu hikayelerde kadının bedeni çoğu zaman kendisine ait bir yurt olmaktan çıkar, başkalarının hüküm sürdüğü bir alana dönüşür. Ev güvenli bir mekan gibi görünürken boğucu bir kapatılma yerine evrilir. Aile, koruyucu bir bağ olmaktan çok geçmişten gelen suskunlukların ve bastırılmış acıların taşıyıcısı hâline gelir.
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
Bahçıvan ve Ölüm (Kısaltılmış İnceleme)
Puan vermedi·208 syf.·
2026 19. kitabı
Bir Bahçıvanın Portresi: 'Bahçıvan ve Ölüm' Romanındaki Baba Karakteri Giriş: Bahçıvandan Bahçeye Dönüşen Bir Hayat Georgi Gospodinov'un romanı, anlatıcının babasını en merkezi ve dokunaklı metaforla tanıştırır: "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Bu basit ama derin cümle, karakterin tüm portresini çizen bir tohum gibidir. Bu ifade, onun yalnızca mesleğini değil; kimliğini, yaşam felsefesini, acıyla başa çıkma yöntemini ve en nihayetinde geride bıraktığı ölümsüz mirası özetler. O, toprağa kök salmış, kelimelerden çok eylemleriyle konuşan, sessiz bir onur, sarsılmaz bir direnç ve ölçüsüz bir sevgiyle dolu bir adamdır. Bu karakter portresi, romanın bu sessiz, metanetli ve sevgi dolu kalbinin katmanlarını aralamayı amaçlamaktadır. -------------------------------------------------------------------------------- 1. "Korkacak Bir Şey Yok": Stoacı Bir Ruh Babanın karakterinin temel taşı, hayata karşı sergilediği stoacı duruştur. En zorlu anlarda bile sığındığı ve etrafındakilere sunduğu teselli, onun kişiliğinin en belirgin özelliğidir. 1.1. Hayat Felsefesi Olarak Bir Cümle Babanın dilinden düşürmediği "Korkacak bir şey yok" ifadesi, basit bir teselliden çok daha fazlasıdır; bu, onun için bir savunma mekanizması, bir metanet ilkesi ve acıya karşı ördüğü bir duvardır. Bu söz, onun iç dünyasındaki fırtınaları gizleyen sakin bir yüzey gibidir. Aşağıdaki tablo, bu ifadenin ardındaki acı gerçekliği ve babanın sarsılmaz metanetini gözler önüne sermektedir: Söylediği Söz Karşılaştığı Gerçeklik "Korkacak bir şey yok." Ölümcül bir hastalıkla mücadele ediyor, dayanılmaz ağrılar çekiyor. "Korkacak bir şey yok, Durumunun
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Gökkuşağından tek tek toplamak renkleri…
Puan vermedi·183 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:50
Etkisi, okuma zamanından fazla süren kitaplardan. Sürükleyici kurgu. Yalın, akıcı dil. Renk metaforu renk katmış. Şiirler ve Xentius alıntılarıyla zenginleştirilmiş. Kadın ve aşk merkezinde tradejediler geçidinde ilerlerken toplumsal analizler, sosyolojik çözümlemeler; kadın erkek, ebeveyn çocuk, öğretmen öğrenci, komşuluk, dostluk bilumum ilişkiler üzerine çıkarımlarla dopdolu bir okuma oldu. Yarım kalmışlıklar, kendi dünyasının karanlığıyla ışıkları söndürenler, hüzün ve isyanla dolu buruk bir tat bırakıyor. Bence yazar, kitaptaki tanımıyla “anteni açık” kadınlardan. İyi gözlemci, iyi kalem. İlk kitabı bu. İyi ki okudum. Umarım daha çok yazar. Spoiler; Kutuplara sahipti iki kadın da. Her şey dibe vurmuş gibi görünse de hem gerçek aşkı ve hem gerçek dostluğu bulabilmekten daha büyük şans olabilir mi? Önsözde ‘kuantum fiziği’ geçiyor. Ona atıfla, kitabın satır altı bir mesajı da; yaşamda ne kadar gece varsa o kadar gündüz var, olabilir.
İki Kadın İki AşkFiliz Uçkun · Sentez Yayınları · 20095 okunma
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:23
İnsan türünün evrimi ve gelişimi konusunda okunacak en doğru adların başında Jared Diamond gelir. Onun kitapları hep ufuk açıcı, öğretici ama asla sıkıcı değildir. Jared Diamond’ın kitaplarını okurken farklı bir bakış açısı kazanırsınız. Olaylara, durumlara başka bir gözle bakmaya başlarsınız. Üçüncü Şempanze de tam böyle bir kitaptı. Sıcak iklimlerdeki insanların neden koyu ten rengine sahip olduğuna, soğuk iklimlerde yaşayan insanların neden açık ten rengine sahip olduğuna dair bildiğim tüm ezberleri bu kitap bozdu. Nedenini merak edenler için burada bir açıklama yapmayacağım, bir zahmet kitabı okuyun. Bu, yazarın okuduğum beşinci kitabı oldu hepsinden de çok şey öğrendim. Jared Diamond’ın bana kattığı çok şey oldu. Yazarın tüm kitapları şiddetle tavsiyedir.
Üçüncü ŞempanzeJared Diamond · Pegasus Yayınları · 2020385 okunma
Reklam
Reklam