Zamanın ölümler alıp ölümler satan bir bezirgân olduğunu işte o sırada bildim.Güzel ölümler ile güzel cennetlerde güzel dostlarla buluşmak için,gecede ve gündüzde,yaşlıda ve gençte ölümler alıp ölümler satan o zamanı bildim.Yeryüzünde ışığın azalıverdiği o zamanı,güneşin,üzüntüden ışığını kesiverdiği o ânı.Bir ibret ile bir vuslat arasında,bir rüya ile bir gerçek arasında,dosttan ayrılmanın ne olduğunu anladım.Bir ucunda yanışlar,diğer ucunda aldanışlar olmadan gelen ölümlerdeki saadeti,göklerin bulutlandığı ve kalplerin yandığı bir eşikte,bu dünya ile öte dünyanın eşiğinde,gidenlerle kalanların eşiğinde kara mı ak mı,yakın mı uzak mı olduğunu bilemediğimiz bir vetirede ölümü bildim.Adı şehâdet idi...