Yaşam yumağından bir iplik ucu çekince,
birçok başka uç da birlikte gelir — ama,
fazlaca uzun bir parça çıkarayım diye, çok çekersen,
iplik uçları birçok yerinden birden düğümleniverir,
kalır; bu arada da yumak daha karışık hâle gelir.
Ama bu demek değildir ki o yumağı 'rahat',
kendi hâline bırakmalısın, 'karıştırmama'lısın
— tam tersine: düğümleri arttıkça, gittikçe daha karıştıkça, üstüne üstüne gitmelisin
— başka türlü nasıl bağlantılı hâle gelebilir ki?...
Yaşam yumağını, çözülemez hâle; tek bir katı, belirsiz
düğüm hâline gelene dek çözmeğe çalışmalısın
— ki o tek katı düğüm, sonunda, kolayca çözülsün...
Yaşamı düğümlemeden çözemezsin.
"unutulmaz bir an" denen yaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak, tam kendisiyle yüzyüze geldiğin bir başka kişiyle birlikte, bir şey yaşadığında (bir sevinç, bir acı...)
— o zaman gerçekten yaşarsın
22.