Şeyma

Şeyma
@seymahza
Yoruldum dünyayı tanımaktan...
@seymahza·
·
sabitlendi
" ' Bitirdim, Lavtayı bıraktım bir kenara Mor yoncalar arasında Salınan gölgelikler gibi Şarkılar da sonlanacak yakında. Bitirdim, Lavtayı bıraktım bir kenara Bir zamanlar erkenci ardıç kuşları gibi Çiy düşmüş çalılarda şakırdım Artık dilsiz oldum İçinde şarkısı kalmamış Yorgun keten kuşu gibiyim Tamamladım şarkımı. Bitirdim. Lavtayı bıraktım bir kenara.' "
Sayfa 394 - Martin·Kitabı okudu
Salih amel işlemezsen hiçbir karşılık bulamazsın. Rivayet edildiğine göre İsrailoğullarından bir adam yetmiş sene Allah'a ibadet etmiş. Bunun üzerine Allah Teâlâ, o adamı meleklere göstermek isteyerek "Bunca ibadetine rağmen cenneti yine de hak etmedin. " demek üzere kendisine bir melek göndermiş. Melek, mesajı adama ulaştırınca "Biz", demiş, Allah'a ibadet etmek için yaratıldık. Dolayısıyla bizim görevimiz ibadet etmektir." Melek döndüğünde Allah Teâlâ: "Kulum ne cevap verdi?" buyurmuş. Melek: "Allah'ım!" demiş. "Sen kulun ne dediğini daha iyi bilirsin." Bunun üzerine Allah Teâlâ: "O, bize ibadetten yüz çevirmedi. Biz de lütuf ve kerem sahibi olarak ondan yüz çevirmeyeceğiz. Ey meleklerim! Şahit olun ki ben onu bağışladım." buyurmuş.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Allah Teâlâ, bir şeyin olmasını dilediği zaman bütün esbap ve vasıtaları ortadan kaldırarak o şeyin direkt gerçekleşmesini sağladığı gibi sünnetullah gereği bunun için bazı esbabın gerçekleşmesini de dileyebilir. Böylece her şeyin Allah Teâlâ'nın elinde olduğunu ve O'na bağlı bulunduğunu bildikten sonra ibadet ve taatinle övünsen bile bu, Allah Teâlâ'nın sana olan nimet ve ihsanının bir itirafı hâline dönüşür.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
Tevekküle dair sualine gelince...
Tevekkül, Allah Teâlâ'nın vaadi konusunda inancını sağlam tutmaktır. Yani şuna yakinen inanmandır: Allah Teâlâ sana bir şeyi takdir ettiyse -bütün dünya mani olmaya çalışsa da- o şey mutlaka sana ulaşacaktır. O'nun takdir etmediği bir şeye ise kim ne yaparsa yapsın- asla sahip olamazsın.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Bilesin ki dil söyler ama kalbin içi gaflet, arzu ve emelle doludur. Bu da insanı bekleyen kötü âkıbetin habercisidir. O yüzden samimi bir çaba ve mücadele gösterip nefsani arzu ve eğilimlerine gem vurmadıkça, kalbini ilim ve marifet nuruyla asla ihya edemezsin.
Sayfa 30·Kitabı okuyor