Kitabı şuan bitirdim o yüzden incelemede ne kadar objektif olabililirim bilmiyorum. Sonu yüzünden hala şoktayım ama bana göre bazı durumları çok havada kalan da bir polisiye kitap.
Kitapta sevdiğim kısımlardan biri de polisiye hazzı yanında sizd bilgi aşılaması da nicolas flamel olsun beyoğlu olsun beyoğlu tarihi olsun çok şey katan bir kitap. Poliste seven her insanın bence okumas gereken bir kitap.
Kitap, Ömer-Macide-Bedri arasındaki aşk üçgeni gibi dursa da aslında insanın kendini sorgulattığı bir eser. Yaptığımız kötü şeylerin tek sorumlusunun biz olduğunu her seferinde hatırlatıyor ve aynı zamanda hayatta yaptığımız hataların sadece bizi değil çevremizi de etkilediğini gösteriyor. Çevremizdekilerin yaptığı hataların aynısını veya benzerini yapmak bizi onlardan farksız kılar; biz tekiz ve özeliz. Eğer ‘ şeytana’ uyarsak bunun suçlusu şeytan değil ta kendimizdir çünkü irade sahibi olup hayatımızı düzenleyen tek kişi biziz.
Kitap günümüz toplumundaki baskılarından kaçıp başka bir bireye ‘dönüştüğümüzde’ insanların bizden uzaklaşmasını hatta tiksintiyle bakmasını güzel bir akıcılıkla iletmiş. Kitap bittikten sonra Ahmet Cemal’ in kendi eklediği yazıysa kitabı okuduktan sonra tekrar kitap üzerinde düşünmemizi sağlıyor.