1.Çıplak Ayaklıydı Gece
Yazarın ilk öykü kitabıdır. Siyasi bir geçmişin izlerini taşıyan bu eserde, polisiye kurgudan ziyade insan ruhunun kıyılarında gezen, hüzünlü ve lirik bir anlatım
Ey durmadan yol alan kral, ey Ahasverin son halefi ve ey sonsuz mülteci, hoş geldin! Bu yılın bizlere neler getireceğini şeytan bilir ancak! Yaşasın yeraltı bölüğü. İnsan yaşadığı sürece hiçbir şey kaybolmamıştır.
Bilim ile din arasında derin bir uçurum var olmuştur. Birçok bilim adamı bilimsel gerçekleri açıkladıkları için kilise tarafından öldürüldüler. Din daima bilime zulmetmişti. Kilisenin gerçek üzerindeki tekelini,dünyadaki akademik aydınlanmayı engellemesinden korkan bilim insanları kendilerine "aydınlanmış kişiler" diyerek dünyadaki ilk bilimsel beyin takımını kurmuş oldular yani illuminatiyi.
Zaman geçtikçe katoliklerin uyguladığı temizlikten kaçan diğer mülteci grupları illuminatiye karışmaya başladı. Yeni bir İlluminati doğmuştu. Daha karanlık bir illuminati. Koyu Hristiyanlık karşıtı illuminati. Bu grup o kadar kuvvet sahibi olmuştu ki kilise onları dünyadaki en tehlikeli, tek Hristiyanlık karşıtı güç olarak gördü. Vatikan, bu kardeşliğin şeytan olduğunu ilan etti.
Ayip değil
Bir sevdanın yangininda kavrulmak
Sen, sınırı olsaydın bir ülkenin
Ben mülteci diye dayanırdım kapına
Sen mayinı olsaydın ○ sInirin
Ben sana bir kez dokunmak adına
Kaçak çay taşıyan bir çocuk olurdum
Dua olsan, açılan avuç
Baştan aşağı günah olsan
Şeytan olurdum
1970' lerde Filistinli mülteci bir ailenin çocuğu olarak doğan Nahr daha dünyaya geldiğinde Nahr'ın adını babası Yakut koyar Yakut metresininn adıdır. Ama Annesi ona Nahr ismini verir.