ne diyebilirim ki? bu sene okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. hatta en güzeliydi bile diyebilirim. bu kitabın okuduğum en güzel kitap olmasının sebebi, okurken birçok farklı duyguyu yaşamış olmamdır. bazen sıkıldım, bazen üzüldüm, bazen öfkelendim, bazen de sevindim. böyle duyguları yaşatan bir eseri sindire sindire okumaya çalıştım. dili çok akıcıydı. ayrıca jose saramago’nun tarzı da çok ilgi çekici ve güzeldi, asla yormadı okurken. bunlardan daha da önemlisi ise verdiği mesaj. böyle acil durumlarda herkes birbirine muhtaçtır aslında, yine de ne olursa olsun bu acil durumun içinde bir kötülük yapılabilir. kitaptaki mekanları zihnimde hayal etmek de çok şaşırtıcı oldu, kendimi o insanların yerine koydum hep.
bu harika eseri okumak için bu kadar geç kaldığıma üzüldüm, keşke daha önceden okusaymışım.