Seyyah

Ölüm nedir biliyor musun? Önünde sonunda çalacağımız tek hakikat kapısı, bizi bir Yaradan var, Yaradanın emriyle gene kendine dönüşümüzdür ölüm, bir daha ölmemek üzere dönüşümüzdür ona. Nasıl döneceğiz ona? diye sorar çocuk. Şu çiçekleri görüyor musun? kurumuşlar. Bunların renk renk açıldığı Mevsimi hatırlıyor musun? Şimdi yok işte onlar, ama sahiden yok mu? Öyle mi? oluyor, diye bakar çocuk. Gününü değerlendirmeye bakacaksın... günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrüm bitmiş de sen yalvarmış yakarmışsın sana gözyaşların içinde cabadan bir gün daha vermişler. .. İşte bu anda o bir tek son günün içinde bulunuyorsun... İşte O son günde ne yapacaksan, her gün onu yapacaksın. O zaman bu bahçede gezinmem ki, der çocuk. ne yaparsın ya ? Ağlarım.
İz yayınevi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hâlâ ikna edilmeyi bekleyen günler var...
6/10
·104 syf.·
2024 3. kitabı
Hayat dolu bir kitabın sonuna daha gelmiş bulunmaktayım. Kimilerine göre bir yaşanmışlık kimilerine göre bir arayışın hikayesi kimine göre de yolunu kaybetmişte yol arayanların hikayesi.. Biraz kitabımızdan bahsedecek olursam; yogun betimlemeler ardında bir hikaye, normalliğin dışında bir anlatım tarzıyla yaklaşmış yazar. Bazen bir aşk kitabı hissiyatını veriyordu bazen de içindeki levhalar kısmı tasavvufi bir duygu hissettiriyordu . Aslında yazar bu sefer farklı bir tarz ile yaklaşmak istemiştir okuruna. Açıkcası güzel buldugumu düşünüyorum. Eser bundan kaç yıl once yazılmasına rağmen bugün kendi benliigimi sorgular gibiyim. Hayatımıza o kadar seylerle dolu dolu ki hangi birini anlatmak ister insan kent yaşamını mı ? Onun verdigi konfor bir yaşamı mı? Sahi bu hayatta neyimiz eksik ki bunca seyler istiyoruz? Oysa ne çok şeyimiz var. Daha birine sahip olmadan bir başkasına ulaşmak elde etmek ister olduk . Çagımızın en büyük sorunu daha neyden yoksun olduğumuzu bilmeden kendimizi tatmin etmek için anlık zamanımızı geçistirmek için bir seylerler vakit geçirir olduk oysa hiç vicadanımızın sesini dinledik mi? Neyin yoklugunu çekiyoruz ki? Benligimizi bir an olsun sorgulamaktan aciz birer yaratık oluverdik ... Simdi sühayla'nın rabbinini dönüşünü mü anlatayım yoksa Engin'nin doymaz bitmez hırslarını mı? Yoksa... Nereden başlasam orası eksik kalıyor . Yazar belki basit bir anlatımla yaklaşmak istemiş okurlarına ve şu gerçek ki her kitap okuruna bütün olanaklarını önüne sermez. Okuru bazen eseriyle baş başa bırakır. B u eserimizde de kilit kavramlar cok önemli çünkü yazar cok sey tasvir edip anlatmış ancak içinde gizli kelimler gizli anlamları da bulmayı okuruna bırakmış. Sühayla nın rabbini buluşu, engin'in hırslarından, zenginliklerinden vazgeçip süyahla'yı araması ve okur
Edebiyat
Yoksulluk İçimizdeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202112,9bin okunma
Zira yüce rabbimizin çağrısı, sadece Mekke'nin değil, yeryüzünün bütün yerleşim merkezlerinin asli haline yani İslam'a geri döndürülmesi doğrultusundadır. Çünkü Doğusu ve Batısı ile bütün yeryüzü Allah'a ait olup,her yerde daima onun adı yücetillmelidir: "Doğu'da Batı'da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir." (Bakara, 2/115
Allah teala, insanoğlu için yeryüzünde ilk kutsal Ocak olarak Kabe'yi, yurt olarak da Mekke'yi belirlemiştir. Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi Elbette Mekke'de, Alemlere Rahmet ve Hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe' dir(Ali imran3/96)