*İngilizce "hunger" ve "hungry" sözcüklerinin Türkçe karşılıklarının "açlık" ve "aç" olduğu malum. "Starving" ya da "starveling" gibi, "açlığın neden olduğu ölüm'ün doğrudan karşılıği yok. Meseleyi anlatmak için eylemi tarif gerekir.
Ukrayna serflerinin "Kıtlık Allah'tan, açlık insanlardan gelir" mealindeki atasözleri, "starvation"ın, yani "açlıktan ölüm"ün tabiat koşullarından kaynaklanan yiyecek yetersizliginin ötesinde gelişen seylere bağlı oldugunu anlatır.
Bahara kadar iş yok. İş yok.
Ve iş yoksa, para da yok, yiyecek de yok.
Bir insanin, bir çift atı olsa, bu atları toprağı sürmek, ekmek ve biçmek için kullanır; iş olmadığı zaman atları aç bırakıp öldürmez.
Onlar at, biz insanız.
Kadınlar, sonunda her şeyin bitip bitmedigini anlamak için erkeklerinin yüzüne bakıyorlardı. Kadınlar durmuşlar, sessizce erkeklerini seyrediyorlardı. Ve birkaç erkeğin toplandığı her yerde erkeklerin yüzlerinden korku siliniyor, yerini öfke alıyordu. Kadınlar rahatladılar, çünkü korkacak bir şey olmadığını anladılar. Her sey bitmemişti, korkunun yerini öfke aldığı sürece hiçbir zaman her şey bitmeyecekti.
Casy, yumuşak bir sesle, "Ben papaz değilim," dedi. "Benim duam hiçbir işe yaramaz."
Kadin dudaklarını ıslattı. "Ihtiyar öldüğü zaman ben yanındaydım. O zaman dua etmiştiniz ya.
"O dua değildi ki."
"Hayir, duaydı."
"O, bir papazın edeceği dua değildi."
Ama iyi bir duaydı. Bir dua da benim için etmeniz rica ediyorum.
"Ne söyleyeceğimi bilmiyorum ki."
Kadın bir an gözlerini kapadı. Ve sonra yeniden açtı. "İstediğinizi söyleyin. Kelime de kullanmayın isterseniz. Bana yeter."
Casy, "Benin Allah'im yok," dedi.
"Siz Allah'a inaniyorsunuz. Allah'ın ne olduğunu bilmemeniz önemli değil