sezer bykkl

sezer bykkl
@sezerbykkl
öğretmen
lisansüstü
istanbul, 24 Şubat
7 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Beyin yakacak haklılıkta bir tartışma
Bir İngiliz bilimkadını, penguenlerin hayatlarını incelemiş. Penguenlerin yaşadığı bölgede en zor bulunan şey çakıltaşı. Ve, yuvalarını yapmak için bu çakıltaşlarını kullanıyorlar. Dişi penguenler gidip erkeklere kur yapıyorlarmış, ayarttıkları erkeklerle sevişip karşılığında çakıltaşı alıyorlarmış. Erkekler, seviştikleri dişilere verebilmek için çakıltaşlarını bulup biriktiriyorlarmış. Bazı dişi penguenler ise pek yosmaymış. Gidip erkeği azdırıyorlarmış, erkek öylesine etkileniyormuş ki bundan, daha sevişmeden, nasıl olsa sevişeceğiz diye çıkartıp çakıltaşını veriyormuş, dişi de çakıltaşını alıp sevişmeden uzaklaşıyormuş. Bilimkadını, bir dişi penguenin hiçbir erkekle sevişmeden tam altmış iki çakıltaşı topladığını görmüş. Bir erkekle birlikte yaşayan bazı dişi penguenler de eşlerini bırakıp, gizlice başka erkeklerle sevişip onlardan çakıltaşı alıyormuş. İnsanların alışverişinin aynısı, bizde kıymetli olan para, onlarda çakıltaşı. Roller de aynı. Çakıltaşlarını toplayan erkek, vücudu karşılığında o çakıltaşlarını erkeğin elinden alan dişi. Bu tanrısal rol dağılımı, doğanın her parçasında dişi bedeninin daha kıymetli olduğunu, erkeklerin bir dişiyle sevişebilmek için paralarını, taşlarını, yiyeceklerini verdiğini gösteriyor. İyi ama neden? Kadınların buna, 'çünkü erkekler aptal' diye cevap vereceğini tahmin edebiliyorum, doğrusu erkeklerin pek akıllı olduğu da söylenemez. Ellerindekini dişilere kaptıran erkekler göründükleri kadar aptal olsalar o paraları, çakıltaşlarını, yiyecekleri bulup biriktiremezlerdi, demek tek neden bu değil. Erkeklerin sevişmeyi kadınlardan daha çok sevmesi mi? Belli bir yaşa gelen her erkek bunun da gerçeği yansıtmadığını bilir. Ne o zaman? Niye bir erkek sevişmek için bir kadına para vermeye hazırdır da kadın sevişmek için para vermediği
Sayfa 75·Kitabı okudu
Edebiyat
sezer bykkl
bir de böyle birşey var Bir örümcek türü var. Garip bir biçimde çiftleşiyorlar, çiftleşirken erkek vücudunu dişinin başının önüne doğru eğiyor. Çiftleşmeye başladıklarında, ikisinin bedeni bütünleştiğinde, dişi örümcek de erkeği yemeğe başlıyor. Erkek dişiyi döllerken, dişi erkeği yiyor. Çiftleşme bittiğinde erkek de kelimenin gerçek anlamıyla bitiyor, dişi onu yemiş oluyor. İki örümcek çiftleşmeye başlarken, erkek bunun kendi sonu olacağını, öleceğini biliyor. Ama birlikte olmak nasıl bir haz veriyorsa, erkek ölümü, öldürülmeyi, parçalanmayı daha baştan kabul ediyor. Doğa bazen böyle insafsız şakalar yapıyor. Ölüm gibi her canlıyı ürküten büyük bir tehdit yarattıktan sonra, o tehdidi bile unutturabilecek inanılmaz bir haz yaratabiliyor. Ve, eğer o hazzı size tattıracak birine rastlarsanız yok olmaya aldırmıyorsunuz. Bütün hayatınızdan vazgeçebiliyorsunuz. Biriktirdiğin ne varsa, para, ün, itibar, aile, iş bir kenara itebiliyorsunuz. Ölüm korkusundan bile daha büyük bir cazibeye dokunabilme karşılığında, ölümden bile beter olana, canlı canlı yenmeye, yavaş yavaş tükenmeye ve üstelik o tükenişten zevk almaya koşuyorsunuz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkes birine âşık olabilir. Hepimiz âşık olabiliriz. Ama kaçımız, asla kaybetmeye dayanamayacağımız, hayran olduğumuz, beğendiğimiz, eksikliğinin hayatımızı aşk bittiğinde bile eksik bırakacağını hissettiğimiz, sadece onu sevmeyi ve onun tarafından sevilmeyi değil, onun hayatının bir parçası olup onu hayatımızın bir parçası yapmak istediğimiz, bütün hayatı onun varlığıyla tartabileceğimize inandığımız birine âşık olabiliriz, kaçımız bu muhteşem şansa ulaşabilir? Ne yazık ki bunun acıklı bir cevabı var: Çok azımız.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
sezer bykkl
ahmet altanin her yazısı guzeldir iyi okumalar dilerim
Herkes birine âşık olabilir. Hepimiz âşık olabiliriz. Ama kaçımız, asla kaybetmeye dayanamayacağımız, hayran olduğumuz, beğendiğimiz, eksikliğinin hayatımızı aşk bittiğinde bile eksik bırakacağını hissettiğimiz, sadece onu sevmeyi ve onun tarafından sevilmeyi değil, onun hayatının bir parçası olup onu hayatımızın bir parçası yapmak istediğimiz, bütün hayatı onun varlığıyla tartabileceğimize inandığımız birine âşık olabiliriz, kaçımız bu muhteşem şansa ulaşabilir? Ne yazık ki bunun acıklı bir cevabı var: Çok azımız.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
sezer bykkl
gizli dil başlıklı yazısı (95) çok iyi bence