Sezer

Sezer
@sezerky
Sıradan bir Türk genci. 𐰤𐰀:𐰢𐰆𐱃𐰞𐰆:𐱅𐰇𐰼𐰜𐰢:𐰓𐰃𐰘𐰤𐰀
Tarih
Lisans
22 Haziran
21 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Mustafa Kemal, milletinin gerçek düşmanının, sadece yabancılar olmadığını artık anlıyordu. Türklerin, bütün saldırganlıklarına rağmen, yabancılardan öğrenecekleri bir şeyler vardı. Gerçek düşman kendi aralarındaydı: Onları, başka milletlerin yürüdüğü ışıklı yoldan alıkoyan, gelişmeleri önleyen, baskı altında tutan softalık ve yobazlık, Mustafa Kemal’in görüşüne göre Osmanlı İmparatorluğu, Müslüman olmayanların cennetin bütün nimetlerinden yararlandıkları, Müslümanların ise cehennem azabı çekmeye zorlandıkları bir yerdi.
Sayfa 39 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Böylece subayların birçoğu “kolay kolay dönemeyecekleri” yerlere sürüldüler. Mustafa Kemal’le Ali Fuat da Şam’daki 5.Ordu’ya atanmışlardı. Mustafa, kaderine razıydı. “Pekâlâ,” dedi. “Biz bu çöle gider ve orada yeni bir devlet kurarız.”
Sayfa 35 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa bu arada, ne olmak istediğini yavaş yavaş kestirmeye başlamıştı. Çocukluğundan beri dış görünüşüne düşkündü; şimdi giyinişine ve üstünün başının temizliğine daha da önem veriyordu. Öğrencilerin giymek zorunda oldukları şalvarlı, kuşaklı geleneksel giysi sinirine dokunmaya başlıyordu. Bu, artık modası geçmiş bir üniformaydı. Oysa sokaklarda bıyık burup caka satmak, azametli bir tavırla kılıçlarını kaldırım taşlarına vurup şakırdatarak geçerlerken kendilerini saygıyla izlediği askerlerin üniforması buna hiç benzemiyordu. Mustafa onların sorguçlarına, güvenlerine, üstün durumlarına, yabancılarla dolu bir şehirde, Türklüklerini ortaya koyuşlarına özenerek bakıyordu.
Sayfa 23 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Bandırma Vapurunun Batırılma Tehlikesi
Bir an yalnız kaldım. Ve düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti: Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz'in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır. Bu ihtimal mantıklı idi. Ancak benim için artık yakalanmak, hapsolmak, nefyolmak, düşündüklerimi yapmaktan men edilmek, hepsi ölmekle müsavi idi.
Sayfa 130 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Fevzi Paşa'ya dedim ki: “Paşam vaziyeti nasıl mütalaa ediyorsunuz?” Gök gürler gibi bağırarak: “Anlamıyorum ki efendim,” dedi (ve sağ elinin şahadet parmağı ile haritada İstanbul noktasını göstererek) “Buradaki rahatımızı feda etmemek için koskoca memleketi veriyoruz, bu ne akıldır?” İçimden sevindim ve daha ferahladım. Cevat Paşa da: “Öyle oluyor!” der gibi bakıyordu.
Sayfa 125 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih