- İbni Sina’nin Talebesi Hekim -
Benim için derin izler bırakan, benzersiz bir eser. Medicus, tarihi, tıbbı ve maneviyatı ustalıkla harmanlayarak Orta Çağ İslam dünyasında insanların nasıl bütüncül bir bakış açısına sahip olduklarını gözler önüne seriyor. O dönemde şifa, yalnızca bedenle sınırlı görülmemiş; ruhun, zihnin ve bedenin ayrılmaz bir bütün olduğu anlayışıyla ele alınmış olması eseri böylesine derin ve etkileyici kılıyor.
Üstelik bu tarihi roman yalnızca bir dönemin tıp anlayışını değil, aynı zamanda dinler arası etkileşimi, kültürel çeşitliliği ve insanın bütüncül iyileşme arayışını da derinlemesine yansıtıyor.
Farklı inançların - İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik - nasıl bir arada var olduğuna da ışık tutuyor. Hristiyan bir hekimin kendini Yahudi gibi göstererek İslam coğrafyasında tıp ilmini öğrenmeye çalışması, dönemin kültürel ve dini gerçekliğini derinlikli biçimde yansıtıyor.
Bu kitabı yıllar önce okumuştum ama hâlâ hatırladıkça içimde yankı uyandırıyor. Kendi kütüphanemde mutlaka bulundurmak, ileride yeniden okumak istediğim bir eser. İnsanın gerçek anlamda iyileşmesinin - parçaları ayrı ayrı ele almakla değil - bütün olarak görmekle mümkün olduğunu hatırlatan zamansız bir eser.