Kitabın kapağı çok ilgimi çekti Emine Bora'yı tebrik ediyorum, kitap ise ismi gibi sonsuza dek sürüyor bitsin diye çabaladım, sıkıldım, anlamadan geçtim ve bitti. Evet, duygu analizleri ve betimlemeleri çok zengindi fakat kelime denizinin arasından bulmak gerekiyor bu da kitaba odaklanmamı epey zorlaştırdı. Kurgu ödülü almasına hak veriyorum ama roman anlamında epey zayıf.
Kitabı okurken ölüm her yerden kuşatıyor sizi, çoğu kez karakterlerin varlığından şüpheye düştüm. Yazar gerçekten kendine özgü eşsiz bir anlatımla ele almış romanı. Geleceği olan bir kitap.
George Orwell'dan sonra beni sarsan 2.yazar oldu Aldous Huxley. Yazarın kurduğu ütopyanın gerçekten uzak olmayışı bilimkurguluktan çıkarıyordu kitabı. Olaylarda mantık dışı şeyler aramama rağmen bulamadım. Kitabın sonlarına doğru Vahşi ve denetçi arasında geçen diyalog sürekli zihnimde dolaşıyordu. Geleceğin felsefe tartışmaları gibiydi. Kitap gelenekçiliğimi ve eskidiğimi yüzüme vurdu çoğu zaman, tarafsız değilim şuan ama düşünce fırtınamın sonunu yazar gibi üçüncü bir seçenekte sonlandırırım.
Karakter hedeflediği varoluşun kapısını aralamışken acımasız iç muhasebelerine yenik düştü insanların varlığıyla beraber gelen zorbalık yüzünden. Beni yadırgamaya zorlayan duygu durumları vardı ama zweig eserlerinin sürükleyiciliği yine etkiledi.
"...Gencin ufkunda giderek büyüyen bir yer kaplıyordu kız" Martin'in aşkı bu şekilde başlamıştı. Farkında olmadan kendini keşfettiği bu yolda hayalkırıklıklarını anlatan otobiyografik bir romandır Martin Eden.
Kitabı sonuna kadar severek okudum karakterin fikirlerini korkusuzca savunması beni çok etkiledi. Ve karakterin en sert özeleştirilerinde bile kendini sevebilmesi dikkat çekiciydi. Kitabı okuyacaklara tavsiyem bazı akımlar hakkında bilgi sahibi olmaları (bireycilik,sosyalizm vs) bu şekilde Martin'in neyi neden yaptığı daha iyi anlaşılır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma