İnsanın görevi ve yeteneği, düşünemeyen ve özgür olmayan bir varlık olarak başladığı yolculuğu, önce varlığıyla, sonra doğumuyla, daha sonra farkındalığıyla, krizler, bunalımlar ve gelişmeler atlatarak büyümesiyle ve en sonunda yüksek sezgisel faaliyete eriştiği bütünsellikle tamamlamaktır.
İster Rönesans devrinde, ister on üçüncü yüzyıl Fransa'sında, istersek de Roma'nm yıkılış döneminde yaşıyor olalım, ait olduğumuz çağın bir parçası olmaktan başka şansımız yoktur. Savaşlarıyla, ekonomik krizleriyle, başarılarıyla biz o çağa aidizdir.
Geleceğin değerini tam anlayabilmek için şimdiki zamanı açık yüreklilikle kabullenmek şarttır. Ne de olsa geleceği doğuran ve büyüten içinde bulunduğumuz andır.