Anne babası tarafından sevilip desteklenen ama asla oyuncak muamelesi görmeyen sağlıklı bir çocuk önündeki endişeye ve çalkantılara rağmen gelişmesini normal olarak sürdürecektir. Genelde böyle çocuklarda asilik ve travma belirtilerine de rastlanmaz. Sorunları olanlar, ailelerin bilinçli veya bilinçsiz olarak kendi emellerine alet ettikleri, nefretle yaklaştıkları veya dışladığı çocuklardır. Sorunların kaynağı ise çocuğun bağımsızlığını yeni yeni keşfettiği bir dönemde ailesinin desteğinden emin olamamasıdır. Aile desteğini hissedemeyen çocuk bağımsızlığını olumsuz davranışlar ve aşırı inatçılık yoluyla dışa vurur.
Nasıl gözükürse gözüksün gerçek şudur ki benlik bilinci insanın en muhteşem özelliğidir. "Ben" ve dünya arasında bağlantı kurabilme yeteneğidir. Ancak bu şekilde zamanı doğru biçimde algılayabilir, geçmişe dönebilir ve geleceği tasavvur edebiliriz. Böylece geçmişimizde bir şeyler öğrenir ve gelecek için planlar kurarız. Bu açıdan insana 'tarihin içindeki memeli' de denebilir.
...toplumda kendini güçlendirebilmiş bir birey bile etrafındakilerin paniği üzerinde sakinleştirici etki yaratabilir. Toplumumuzun ihtiyacı olan da budur; süpermenler veya yeni icatlar değil, ayakları üzerinde durabilen, güçlü insanlar.
Neyi mi kaybediyoruz? Doğada kendimizi bulma yeteneğimizi, kendi deneyimlerimizin doğayla kurduğu ilişkinin geniş ve bengin boyutunu ve daha birçok şeyi.