Aslında işin en berbat yanı, -diye başladı söze,- teoride aşkın ideal, yüce bir şey olduğu söylenirken, pratikte sözü edildiğinde ve akla getirildiğinde bile iğrenç ve utandırıcı bir şey olmasıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eskiden damatla gelinin birbirlerini dahi görmeden evlenmeleri daha mı iyiydi yani? Seviyorlar mı, sevebilirler mi bilmiyorlardı, ama karşılarına kim çıkarsa evleniyor, hayatları boyunca da acı çekiyorlardı; bu daha mı iyi sizce?
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bizzat Atatürk’ün tavsiye ettiği; bir dönem okullarda ve Köy Enstitülerinde kılavuz olmuş, geniş kitlelerce benimsenmiş çok kıymetli bir eserdir. Kurgulanmış bir hikâye gibi yazılmış olsa da, satır aralarında son derece derin anlamlar ve yol gösterici nasihatler barındırır.
Eser, Finlandiya’nın bir ulus olarak nasıl inşa edildiğini ve nasıl kalkındığını anlatarak bizlere adeta bir kılavuz sunar. Toplumun her kesimine hitap eden bu kitap, ilham verici yönüyle kesinlikle okunması gereken eserlerdendir. Özellikle ülkemizin son dönemlerdeki durumunu göz önünde bulundurduğumuzda, böyle bir rehbere ne denli ihtiyaç duyduğumuzu daha net görebiliyoruz.
Neyse ki, yüce Türk ulusuna nasip olmuş bir önderimiz var. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Atatürk’ün bizlere tavsiye ettiği bu kitabın satırlarında dolaşırken hâlâ bir umut olduğunu; her şeyin bizim elimizde olduğunu bir kez daha hissediyoruz.
Bir sigara yaktığınızda bazen tutuşturana kadar üç, dört hatta beş kibrit çakıyorsunuz. Öyleyse zihninizi bir kerede aydınlatmamı nasıl beklersiniz? Hele ki çevrenizdeki tüm gerçeklik ateşin güçlükle yanabileceği, derin ve çamurlu bir bataklığa benziyorsa...