Bir kadavranın perspektifinden yaşam ölüm deneyimler duygular…
Yazar öldükten sonra kendini kadavra olarak bağışlar ve kendisini çalışan öğrenciye karşı ne olduğu belirsiz hatta bazı yerlerde aşk olarak adlandırılan çekimler yaşamaya başlar. Bu çekimlerin yanında kendi hayatından yaşadığı deneyimleri duyguları istekleri arzuları pişmanlıkları vesaire okuyucuya aktarır. Yazar tarafından kadavra aracılığıyla en güçlü hissettirilen şey benim için ego varlığı oldu, kadavramızın bitmek bilmeyen ego tatmin seansları olarak da görülebilir. Şu ana kadar okuduğum en farklı perspektiflerden biriydi. Yazarın aktardığı ölüm ve yaşam ikilemi üzerine düşünceler ise üstüne düşündüren cinsten. Kısa bir kitap, kesinlikle şans vermelisiniz. İyi okumalar!