Yılmaz Güney 'den bir söz
Karakterini güneşe göre yön değiştirenin itibarı akşama kadardır
İnsanların insanları çok çabuk gözden çıkarmasına alışman lazım, bunu değiştiremezsin. Geri döndürülemez ve onarılamaz bir tahrip bu insanlığın bağrında açılan. İnsanın bir başka nazar için şey’leşmesi ve birtakım sayılara indirgenmesi menfiiyeti önceki zamanların konusuydu. Bunlar önceki zamanlarda konuşuldu ve oyunu bozma girişimleri de oyuna ustaca dahil edildi. Senin insanlara bir ihtimal gözüyle bakıp kolay kolay vazgeçemeyişinin hiçbir karşılığı olmadığını bilmelisin. Hatırladıkların ve hatır tuttukların çoğunlukla çoktan silinip gitmiş şeyler. Savaş çoktan bitti ve sen nöbette unutuldun*. İhtimamla beklediğin şeylerin itibarı insanlığın arasından kalkalı çok oldu. Ve zaten çoğu hiçbir zaman dahil olamadı. Sen bu şeylerin hoş tasvirlerine o kadar bağlandın ki onları zihninde yaşatır oldun. Önünde durduğunu sandığın bahçe yalnız senin zihninde. Gerçekte var olansa uzanan kuru bir dal yalnız. Bunların ara ara sen de farkına varıyorsun. Kanadı kırık bir kuşun muhtaç olduğu o merhamete senin de zaman zaman muhtaç olman bundan. Öylesine zelil oluyorsun. Ve sen bir insandan murad edileni ortaya çıkarmak sabrından çok uzaksın. Bu sabra sahip olanlar veli ya da bu neviden olanlardı. Senin tek yapabildiğin şey muzdaripliğini dile getirmen. Zaten daha fazlasını da yapamazsın. Lakin bu bile seni ötekilerden ayırmaya yeter. Yalnız bunu kibirvari bir ayrılış olmamasına dikkat etmen lazım. Yangından sağ çıkmış bir ağaç ne kadar galipse sen de o kadar galipsin. Şimdi böylece bil: kurumuş bir kuyuyu taşıma suyla yeniden âbad kılamazsın.
Kahr Hevenkleri
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şeriat
"Şeriat nedir? Şeriat, insanlardan sudur eden ef'al-ı ihtiyariyeyi bir nizam ve intizam altına alıp tahdit eden kaidelerin hülâsasıdır; veya devletin işlerini tanzim eden nizamların, düsturların, kanunların mecmuasıdır. Şeriat ile devlet nizamı, makul ve itibari emirlerden oldukları gibi, tabiat dahi bir itibari emir olup, hilkatte yani yaratılışta cari olan adetullahtan ibarettir." Bediüzzaman Said Nursî
Din
Miras sadece para değildir... Bazen babanın "iyi itibarı" nereye gidersen git insanların sana, "baban iyi biriydi." Demesi yeterlidir. Asıl miras budur.
İkaros’un sayıklamaları
Gayriresmi olarak 2015 yılı ortalarında başlayan neo matematik çağı,2025 itibari ile kimsenin haberi olmasa da resmileşecek. 2050 yılı itibari ile bizleri nelerin beklediğini merak etmiştin geçenlerde anlatayım. Okullardaki eğitim sistemi komple değişecek.Klasik bilimler yerini tamamen Neo Bilimlere bırakacak.internet çağının yarattığı Y neslinin yerini neo matematik çağının yarattığı X nesli alacak.Y nesli ile biyolojik olarak insan olmaktan uzaklaşan insanoğlu X nesli ile tamamen biyolojik robotlara dönüşecek.Düşünmek,kurgulamak ve üretmek seçilmiş birkaç bin elit insana ait bir ayrıcalık olacak. Doğal afetler çok öncesinden tespit edilecek.Küçük değişkenlerin basit algoritmalarının çıkarılması sonucu deprem,tsunami ve sel gibi afetlerde ölen insan olmayacak,zararlar minimize edilecek. Bu doğal afetlerin durdurulması mümkün olmakla beraber evrenin işleyişine müdahaleden kaçınılmak zorunda olunduğu için o noktada bir gelişmeyi düşünmek bile istemiyorum. Ama korkarım muhakkak bir gün bunu da deneyen olacaktır. Atom bombası ve kimyasal silahlar tehdit olmaktan çıkacak.Tek silah yazılım olacak.Elektriğin ulaştığı her yer potansiyel bir savaş alanına dönüşecek.Taş devrinden tarihine devam etmek zorunda kalacak devletler göreceğiz. Bütün hastalıkların ve insanın gen haritasının algoritması çıkarılacağını için bütün hastalıklar önceden görülüp tedavi edilebilecek.Kanser, AIDS Alzheimer gibi hastalıkların tedavisi kısa sürede ve başarıyla bitirilecek.İnsan evladı istediği yaşta kalabilecek yaşlanmayacak.Seksen doksan yaşlarında yakışıklı ve güzel ölülere sahip olacağız. (Sayfa 148-149’dan alıntıdır)
Şahsına karşı saygıda sınırı aşan her masadan kalktığında, sevginin akrabalık bağıyla kazanılacak bir şey değil hakedilen bir olgu olduğunu kanıtladığında, hiçbir ortam fark etmeksizin yanlışa yanlış doğruya doğru demeyi başardığında, yılan gibi sürünerek her kapıdan girmek yerine, kuğu gibi süzülerek muhabbette itibarı esas aldığında ve dahası hiçbir zaman kendi isteklerine göre yönetemediklerinde, kendi yanlışlarını sana doğru olarak kabul ettiremediklerinde seni aykırı olarak betimleyip "Neyine güveniyorsun?" diye soracaklar... Daima bizi hatırla... ♥️
Alıntı