Öldürmüyor ama süründürüyor türden bir intikam…
.
Jane Doe, en yakın arkadaşı Meg'in intiharına neden olan sevgilisin Steve'den intikam almak için plan yapar. Kendisini "Jane" olarak bu adamın hayatına sızıp, onu yok etmeyi amaçlar. Tam olarak ölüme karşılık gelen bir intikam mı deseniz… şüpheli.
..
Bizim sahte isimli Jane, sosyapat bir kişiliğe sahip. Kimseyi sevmez, kimseye bağlanmaz, hayatında tek sevdiği arkadaşı Meg ölünce artık tek odağı Steve’i mahvetmek olur. Jane bana biraz “ potansiyelinin farkında olup ama tam olarak kullanamayan” insanları hatırlattı. Ama o Steve… Klasik, dümmmdüzzzz bildiğimiz erkeklerden. Babası bir kilisede papaz olan Steve kendisi de ek zamanlarda papaz yardımcılığı yapıyor. (Bu gücüne güveniyor). Ve acınası, sevgiye aç yavru kuşları (kızları) avına düşürerek “ben seni korurum, ben senin ailenim” diyerek beraberlik sırasında uygunsuz fotoğraflarını çekip şantaj ediyor. Asla bir kadın ondan daha zeki olmamalı. Kadın dediğin aptal olmalı ve kendisi bir erkek olarak (kitapta buna çokça vurgu yapıldığı yazıyorum. Ben erkeğim Jane! ) ona göre bütün günahları işleyebilir, istediği bütün kadınlarla beraber olabilir( üvey annesiyle bile) ve sonunda tövbe ederek bütün günahlarından arınabilir. Bu tür insanlar bütün naneleri yiyebilir ama bilirsiniz büyükleri karşısında asla saygısızlık yapamazlar. Eğer "manipülatif bir narsist" okumak istiyorsanız tam size göre bir kitap.
Luke'a gelecek olursam inanılmaz mıy mıy bir karakter. Onun için yorum bile yapmayacağım. Jane "Taşınacağım" diyor Luke ağlıyor "Seni tekrardan kaybedemem." Sevgili Luke... Bu kadar çok seviyorsan neden onunla gitmiyorsun???
.
Sonuç olarak kitap çooook akıcı ve sürükleyici. Her sayfasında ayrı bir kaos var. Çoğa sayfayı "NEE!?" diyerek okudum. Sonunun böyle biteceğini