Uzak diyarlarda, Gül Krallığı`nda, Gül Kral ve Gül Kraliçesi`nin altı tane birbirinden çalışkan Gül Kızları varmış.
Her bir Gül Kız, kendi rengindeki gül bahçelerinde çalışan çiftçilerle ilgileniyormuş,
Ama bir sorun varmış...
Altıncı Gül Kız olan Siyah Gül Kızın, siyah gülleri Gül Krallığı`nda yetişmiyormuş
Bunun için de siyah güllerin yetiştiği tek gezegen olan Dünya gezegenine giderek macerası başlamış..
2021'de okuduğum ilk kitap, kendi kitabım olsun :)
Hepinize keyifli okumalar :)
Kitap hakkında nereden başlasam bilemedimm… Aslında tatlı bir konusu var. Gizemli bir yabancı bir kafeye giriyor ve oradaki kıza aşık oluyor ve mutlu son.. desem de inanmayın. Kitabı 71.sayfada bırakacaksanız evet mutlu son ama insan ‘ee bu kadar mutluysanız yazar 280 sayfa daha ne yazmış olabilir?’ diyorsunuz.
***
Kitaba baktığınızda aslında bir kadının, anne olmak uğruna ne kadar ileri gidebileceğini anlatan türden. Sanırım hayatımda bu zamana kadar okuduğum ennn masum erkek karakteri okudum. Ama masumluğun da bi sınırı vardır arkadaş.
*Spoilerr**
Sabiha’nın yaptığı şey tabii ki doğru değil ama John’un da sorgusuz sualsız Huriye Jr. bağrına basması bana normal gelmedi yani. ‘Aaa tamam zaten bi çocuk istiyordun iyi yapmışsın hayatım’ diyecekti resmen. Kadının yanında hiçbir zaman olmadı. Onun sessiz ve sürekli sevecen tavrı o kadar sinirimi bozdu ki ya Sabiha nelerle uğraşıyor o hala yatakta kitap okuyor. Asıl bombası ise; yahu hadi çocuğu başkasından yaptın bari kafenin adını onun soyadını verme. John nasıl bi insansın ya sonra gamsız gibi kalkmış ‘ben yazar oldum’ diyor. Yani arkadaşlar bir yerde var olmak ve birini sevmek bir işe yaramıyor Eylem yoksa sevgi hiçtir
Bruno’nun ölmesi… İnanılmaz bir acemilik. Yani ne bir olay çıkarttı, ne arkasından üzülen oldu, ne 11 çocuğu ne de Angela’dan bahsedildi. Sonu bitmek için yazılmış maalesef.
***** Spoiler Sonu*****
“Aşk bir öfke gibi yanıyordu içimde; sevecenlik yangına dönmüştü; ondan nefret ediyor, ona tapınıyor, ona acıyor, cezbeye tutulmuşçasına tapıyordum ona. Sanki beni bir yandan ölü şeylere bağlıyordu, bir yandan da saf ve merhametli Tanrı'mıza bağlıyordu”