🅴🅺İ🅽🅻🅴🆁 🆈🅴Ş🅴🆁🅳İ🅺Ç🅴
30'lu ,40'lı yıllardan kalma masalsı bir hikaye Hilal Tepelerden doğuyor üstümüze bu kez .Mine Sultan tam bir köylü kadını ,saf , dirayetli ,geleneklerine bağlı. Çakır Ali ise başkalarının dolduruşu ile gaza gelip dönüşü olmayan hatalar yapan biri . Sevgiyi yaşarken en samimi arkadaşının ihanetini gördü ,kini yaşadı. Askerlik ,hasret girse de aralarına Mine Sultan'ı sevmekten hiç bıkmadı. İki yiğit delikanlısı oldu Davut ve Erdem.
İkisi de sevdalıydı oğullarının .Davut önce sevdiğinden vazgeçmek zorunda kaldı kabullendi .Ah Çakır Ali sen ne ettin ? derken daha beterini yaptı bu kez . Ağzından çıkan bir söz askerdeki ogluňu karısından ve iki çocuğundan kopardı bu kez .Davut kayıplara karıştı.
Her geçen gün köydeki .fitne , fesat,dedikodu, namussuzluk ve içki artıyor Adet ve gelenekler hiçe sayılıyordu. Ülke savaştan yeni çıkılmış ,yoksulluk, kıtlık kol geziyordu . Halk yeni düzene alışırken iyice dağılmıştı .Kasabadaki okulu bitiren Erdem
ve yakın arkadaşı bir dur demek istedi ,bu düzene karşı çıktı ,isyan başlattı köyde .Düşman bellediler onu da ,arkadaşı kurban gitti bu yolda önce . Erdem, tam sevdiğiyle kavuşuyor derken düğünde babasından gelen bir tokatla kayıplara karıştı .
Sonrasında hasretler ,pişmanlıklar ,yarım kalan sevdalar gönül yaktı. Bir gün bir yabancı geldi köye öğretmen olarak .Erdem olarak gelmeyi gururuna yediremeyen öğretmen yarım kalanları tam edebilir miydi ? Ya Davut ?
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında insanların nelerle sınandığı, cahilliğini görüyor ,kıtlığı da yaşıyoruz kitapta .Kimi zaman gülerken kimi zaman da hüzünleniyoruz .Aşkın en saf, en temiz hali bu diyoruz .
Ya Çakır Ali? Akılsız başın cezasını ayaklar çeker . Senin hatalarının bedelini hep baskaları ödedi . Sen de çek diyesim var da diyemedim