7/10
·98 syf.··
2026 19. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 16:53
Bu kitabı bir rastlantı üzerine okudum. Kitabevinde dolaşırken gözüme ilişti ve aldım. Bence hızlı okunan ve hikayeye hakettiğini veren bir kitap. 18 yaşında bir gencin Ingilizce ögretmenine olan aşkını ve ögretmeninin ölümü üzerine hissettiği acıyı anlatıyor. Yazar hisleri okuyucuya güzel aktarıyor bence. Tek sorun bazı kısımların gereksiz detaylar içermesi. Bunun dışında bazı kısımlarda zaman geçişleri de beni zorladı. Kahve yanı hızlıca okumalık hikaye arayanlar için tavsiye ederim.
Saygı DuruşuSiegfried Lenz · Everest Yayınları · 2014208 okunma
8/10
·216 syf.··
2018 58. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2018 00:00
Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond gibi nitelikli üç eleştirmenin elinden çıkmış, fevkalade bir metin Nuri Bilge Ceylan Sineması. Bülent Diken’in “Filmlerle Sosyoloji” eserini kendimden geçerek, büyülenerek okumuştum. Türkiye’yi Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü alt başlığını göz önünde bulundurarak sizleri nasıl içerik beklediğini tahmin edebilirsiniz. NBC sinemasını sevmeyen var mı? Felsefik bir sinematografiğe sahip Nuri Bilge, yalnızlık, taşra ve minimal sinema türünü sevmeyenleri zorlayacak bir auteur sinema mizacı bulundurmakta. Auteur kısaca, yönetmen sineması. Bir filmi izlediğinizde, yapımın hangi yönetmenin elinden çıktığı kendini ele veriyorsa, bahsettiğimiz mefhum belirir. Koza, Kasaba, Mayıs Sıkıntısı ve Uzak’ı, -genelin aksine, sıkıntı dörtlemesi yerin “bulut dörtlemesi” minvalinde tasnif edilmiş- içinde karamsarlık ve bulutluyum oranı yüksek -metafor- sebebiyle isim verilmiş. NBC’nin bazı filmlerinde anne ve babasını oynattığını da yeni öğrendim. Açıkçası, içlerinde en çok “Uzak” ve “Kış Uykusu” için yapılan eleştirileri sevdim. Diğerleri de pek iyi. Özellikle, metaforlar, imgeler ve zaman-uzam eleştirileri okurken, bir süre sonra eleştirmenlerin de hayal gücüne hayran kalıyorsunuz. İncil’den örnekler, Nietzsche’nin nihilizm çeşitleri, Gilles Deleuze’un çıkarımları, Georg Simmel’ın para, mübadele ve işbölümü kavramlarının uygulanışı, kültür kuramcısı Siegfried Kracauer'in çıkarsamaları; Marx, Weber vs. pek çok ismin teorilerinden faydalanıyor, açılıma kavuşturmak için. Son olarak, filmleri izlemeden kitabı okumak gibi bir hataya düşmeyin. Ayrıca, bu ayın okuduklarım içerisinde en vurucusu bu eser oldu.
Nuri Bilge Ceylan SinemasıBülent Diken · Metis Yayıncılık · 201897 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·512 syf.··
2026 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 16:55
"Görev Tutkusu". Yanlış ya da doğru olduğunu sorgulamadan sadece yap emri ile başlayan ve emir bittikten sonra da vazgeçilemeyen görev tutkusu. İki yakın arkadaşın üzerinden işleniyor bu konu. Aslında küçük bir çocuğun gözünden yaşantısını okuyorsun aynı zamanda. Akıcı bir kitap. Tavsiye ediyorum.
Almanca DersiSiegfried Lenz · Can Yayınları · 2024191 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 08:26
1968'de Almanya'da yayımlanan ve Alman savaş sonrası edebiyatının belirleyici eserlerinden biri olarak kabul edilen roman, yazarla da tanışma kitabım oldu. İki düzlemde ilerleyen romanda, bir yandan suçlu gençlerin ıslah edildiği bir adada yaşayan, anlatıcımız Siggi Jepsen'in (Siegfried Kai Johannes olan adının yazarla aynı olması da ayrı bir ironi) şimdiki zamanda adada yaşadıkları, diğer yandan da geri dönüşlerle geçmişiyle yüzleşmesi anlatılır. Babası tarafından ıslahevine gönderilen Siggi Jepsen'e ıslahevinde Almanca Dersi için "Görev Tutkusu" adlı bir kompozisyon ödevi verilir ama Jepsen defterini boş olarak teslim edince ceza alır. Ancak Siggi’nin başarısızlığının nedeni, bu konuda anlatacak hiçbir şeyinin olmaması değil, tam tersine anlatacak çok şeyinin olması ve nereden başlayacağını bilememesidir. İşte bu ödevle birlikte Siggi'nin defterler dolusu anıları da gün yüzüne çıkmış olur. Çocukluğu Nazi Almanya'sında geçen Siggi Jepsen, Almanya'nın Kuzey Denizi sahilinde kurgusal bir kasaba olan Rugbüll'de yaşar. Babası Jens Ole Jepsen, Rugbüll Karakolu'nda görevine tutkuyla bağlı bir polis şefidir. Hatta öyle ki Jens Ole, Berlin'den gelen resim yasağıyla ilgili emir konusunda çocukluk arkadaşı olan ressam Max Ludwig Nansen'e bile taviz vermez. Resimleri başkaldırı niteliğinde sayılan Max'in resim yapmasını engellemek ve yaptığı resimlere el koymak için sürekli arkadaşını denetler. Babasının bu görev bilinciyle giderek despotlaşan davranışları gerçeğiyle yüzleşen Siggi de babası ve hayran olduğu ressam Max arasında kalır. Kendisiyle aynı yörede yetişmiş Ressam Emil Nolde'den esinlenerek Max katakterini oluşturan yazar, romanda Nolde'nin Nazi döneminde gizlice yaptığı ve sonradan "yapılmamış resimler" olarak adlandırdığı 1300 resimden oluşan bir seriye de
Edebiyat & Roman
Almanca DersiSiegfried Lenz · Can Yayınları · 2024191 okunma
Görev duygusunun gölgesinde
8/10
·509 syf.··
2026 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:00
Islahevindeki başkarakter Siggi Jepsen’in Almanca dersinde verilen “görev tutkusu” konulu bir ödevi yazmasıyla hikaye başlıyor. Yaşanan olaylar, resim yapmanın yasak olduğu bir dönemde geçiyor. Siggi’nin babası bir polis ve bu yasağı denetlemekle görevlendiriliyor. Kitap boyunca hem babanın katı görev anlayışının hem de Siggi’nin bu durum karşısında şekillenen iç dünyasının izlerini görüyoruz. “Görev” kavramının insanlar üzerinde nasıl bir baskı kurabildiğini ve onları nasıl dönüştürebildiğini görmek etkileyiciydi. Konusu beni etkiledi. Ancak başlangıçtaki yoğun betimlemeler ve uzun anlatımlar nedeniyle zaman zaman dikkatim dağıldı; hikayenin yer yer uzatıldığını düşündüm. Buna rağmen konu ilgimi çektiği için okumaya devam ettim. İlerledikçe olaylar netleşti, anlatım akıcılaştı ve ben de hikayenin içine daha çok dahil oldum. Son sayfayı kapattığımda ise geriye “görev” kelimesinin ağırlığı kaldı. Tek bir kelimenin bile insan hayatını nasıl şekillendirebildiğini düşündüren, sabırla okunduğunda karşılığını veren bir kitap. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim.
Almanca DersiSiegfried Lenz · Can Yayınları · 2024191 okunma
8/10
·512 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 11:17
Genç Siggi, bir ıslah evinde cezasını çekerken “Görev nedir?” konulu bir ödev yazmaya başlar. Bu ödev bizi çocukluğuna, babasına ve ressam Nansen’le ilişkisine ve uzun bir hafıza yolculuğuna çıkarır. Roman, Nazi döneminin ahlaki çöküşünü bir çocuğun gözünden anlatıyor. Ama savaşın kendisini değil; itaatin, görev takıntısının ve vicdanın çatışmasını merkezine alıyor. İkinci Dünya Savaşı üzerine okuduklarım arasında bambaşka bir yere oturdu benim için. Sabırlı bir okuma istiyor ama karşılığını fazlasıyla veriyor.
Edebiyat
Almanca DersiSiegfried Lenz · Can Yayınları · 2024191 okunma