"Tatil" yeni bir toplumsal olgu, bu olgunun söylensel gelişimini izlemek ilginç olurdu. Önce okul sınırla­rında kalırken, bir süredir ücretli tatile dönüştü, bir proletarya olgusu, hiç değilse bir iş olgusu oldu. Bu olgunun bundan böyle yazarları da kapsayabileceğini, insan ruhunun uzmanlarının da çağdaş çalışmanın genel yasasına uyduklarını kesinlemek, bir bakıma kenter okurlarımı­zı çağlarına ayak uydurduklarına inandırmaktır; kimi yavanlıkların zorunlu olduğunu benimsemekle övünür, Siegfried ve Fourastie'nin "çağdaş" gerçeklerine uyum sağlarsınız.
Sayfa 26
Alıntı
Adorno'ya...
"Söz konusu belirleyici gerilim son bulduğunda tek gizli kalan, insanın, yok sayıldığında bile varlığını sürdüren varoluşsal paradoksudur." "Romanın olay örgüsünün bir zihin ürünü olarak tasarlanmış olduğunu dedektifin özelliklerinden anlarız."
Metis
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hocam Fransız Akademisi’nden André Siegfried, bir dersinde şöyle demişti: “Dünyanın en mükemmel siyâsî rejimi, İngiltere’dekidir; fakat maalesef, İngiltere’den başka hiçbir ülkede tatbik kabiliyeti yoktur!”
Alıntı
Söylemediklerimiz, söylediklerimizden çok daha önemli sonuçlar doğurur bazen Christian.
Sayfa 50 - Everest·Kitabı okudu
Bizi her saat başı şaşırtan küçük kazalara, bize, büyük felaketlere katlanma gücümüzün tam olarak uyumaması icin verilmiş birer alıştırma gözüyle bakılabilir. Gündelik kötü davranışlara, insan ilişkilerindeki küçük sürtüşmelere, anlamsız itişmelere, ötekilerin münasebetsizliklerine dedikoduculuklarına vb. karşı, miğfer giymiş bir Siegfried gibi olmalı, yani onları hiç duymamalı, yüreğimizin içine almamalı ve onlara öfkelenmemeliyiz: tüm bunlardan hiçbirinin bize ulaşmasına izin vermemeli, onları yolun üzerindeki taşlar gibi kendimizden uzaklaştırmalı ve asla düşünüp taşınmalarımıza konu edinmemeliyiz.
"Bu bilgiyi ona sadece sen verebilirsin Proska. Vermek zorundasın. Acı çek, an­cak yaptığını unutma. Ona şimdi yazman gerekmiyor, bunu beklemiyor senden. Ama günün birinde yazmalı­sın, günün birinde. Uyuyacak bir yerin olduğunda, ken­dinle ve upuzun günlerle başbaşa kaldığında ve tüm yollar sona erme özlemini çektiğinde, o zaman Proska, o zaman yap bunu. Yapacaksın. Yapmak zorundasın. Seni iyi tanıyoruz artık."
Sayfa 256 - Can Yayınları·Kitabı okudu