Kişisel Yorumum
Puan vermedi·200 syf.··
2026 27. kitabı
Kâbe'ye gitmiş olanların özlemini depreştirecek, henüz gitmemiş olanların ise içindeki kutsal vatan hasretini ve gitme arzusunu alevlendirecek çok özel bir çalışma. Kitabın "Ruhumun Vatanı" alt başlığı bile insanın içini ısıtmaya yetiyor. Maneviyatını tazelemek, Mekke ve Kâbe iklimini evinin konforunda hissetmek isteyenlerin birkaç gününü ayırarak huzurla okuyabileceği, kalbe şifa bir eser olmuş. Kesinlikle tavsiye ederim.
Kâbe-i MuazzamaMeryem Bastan · Kayıhan Yayınları · 202612 okunma
Dünyanın Gürültüsüne Çekilen En Zarif Rest
10/10
·376 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:17
Eğer kelimelerin bir ruhu varsa, Edip Cansever bu kitapta o ruhun anatomisini çıkarmış. "Şiiri Şiirle Ölçmek", edebi bir teoriden çok daha fazlası; insan kalbinin ve zihninin labirentlerinde kaybolmayı göze almış bir adamın, arkasında bıraktığı ekmek kırıntıları âdeta. Okurken satırların arasından sızan o zarif ama dik duruş, insana kelimelerin ne kadar güçlü birer silah ve şifa olabileceğini yeniden hatırlatıyor.Kitabın içinde yürüdüğümüz zaman Cansever'in bireyin yalnızlığı veya modern şehir hayatının insanı nasıl tükettiği üzerine çok keskin analizleriyle karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz bir olay Dünyanın gürültüsüne çekilen en zarif rest...Bu kitapta beni en çok büyüleyen ve içimi burkan şeyse, Cansever'in kendi başarısıyla olan savaşı oldu aslında. Herkesin bayıldığı, dilden dile dolaşan "Masa da Masaymış Ha" şiirinden köşe bucak kaçması, aslında onun ne kadar büyük bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Aslında kendinden kaçarken şiire sığınıyor. Benim için bir şairin, kendi geçmiş başarısının altında ezilmeyi reddedip, sürekli daha zor olana, daha derin olana doğru koşması müthiş bir sanatsal ahlaktır. Dilerim daha nice kitaplarıyla göz göze gelmek düşüncesiyle, kitaplarınız ve huzurunuz bol olsun arkadaşlar.Keyifli okumalar dilerim. Her gününüz mutlulukla demlensin.
Şiiri Şiirle ÖlçmekEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2009339 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·288 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 18:09
Bazı kitaplar bittiğinde "İyi ki okumuşum." dedirtir, Hyunam-Dong Kitabevi de benim için tam olarak öyleydi. Çok büyük olaylar anlatmıyor. Hatta temposu yer yer oldukça yavaş. Ama bu kitap zaten heyecan yaratmaya değil, insana iyi gelmeye çalışıyor. Yorulmuş insanların, yeniden nefes almayı öğrenmesini; küçük mutlulukların aslında ne kadar değerli olduğunu anlatıyor. Okurken kendimi o kitabevinin bir köşesinde oturup kahvemi içerken hayal ettim. Karakterlerle birlikte ben de yavaşladım. Bazen bir cümlede durup düşündüm, bazen de "Evet, ben de tam olarak böyle hissediyorum." dedim. Belki herkesin seveceği bir kitap değil. Ama hayatın koşuşturmasından biraz uzaklaşmak, sakin bir hikayenin içinde kaybolmak isteyenler için çok güzel bir seçim. Bitirdiğimde içimde tatlı bir huzur bıraktı. Bazen ihtiyacımız olan şey, hayatı değiştirecek büyük cevaplar değil, bize yalnız olmadığımızı hissettirecek birkaç güzel cümledir. Bu kitap bana tam olarak bunu verdi.. Hyunam-Dong Kitabevi Hwang Bo-reum
Duygu ve Düşünce
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 01:13
Hyunam-Dong Kitabevi benim için sadece bir roman değil, aynı zamanda modern hayatın koşuşturması içinde kaybettiğimiz huzuru hatırlatan bir eser oldu. Kitabı okurken birçok karakterin yaşadığı tükenmişlik, yalnızlık ve yönünü bulamama duygularını gerçekçi buldum. Özellikle ana karakter Yeongju'nun, toplumun başarılı olarak gördüğü hayatını geride bırakıp kendi hayallerinin peşinden gitmesi beni etkiledi. Kitabın en sevdiğim yönü, büyük olaylardan çok insanların iç dünyalarına odaklanmasıydı. Hyunam-Dong Kitabevi, zamanla yalnızca kitap satılan bir yer olmaktan çıkıp insanların birbirlerine destek olduğu sıcak bir buluşma noktası hâline geliyor. Bu durum bana, bazen hayatımızdaki en önemli şeylerin başarı ya da para değil; huzur, dostluk ve kendimizi ait hissettiğimiz yerler olduğunu düşündürdü. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bu nedenle kitap kolay okunuyor ve okuyucuyu yormuyor. Ancak kitabın temposu oldukça sakin olduğu için sürekli aksiyon bekleyen okuyuculara biraz yavaş gelebilir. Ben ise bu sakinliği kitabın atmosferine uygun buldum. Çünkü eser, okuyucunun da durup düşünmesini ve kendi hayatını sorgulamasını sağlıyor. Kitap boyunca başarı kavramının farklı yönlerden ele alınması dikkatimi çekti. Karakterlerin çoğu toplumun beklentileri ile kendi istekleri arasında sıkışmış durumda. Bu nedenle roman, sadece bir kitabevinin hikâyesini anlatmıyor; aynı zamanda insanların kendilerini bulma ve yeniden başlama cesaretini de konu ediniyor. Sonuç olarak Hyunam-Dong Kitabevi, bana umut veren, düşündüren ve okurken huzur hissettiren bir kitap oldu. Özellikle hayatın yoğun temposundan bunalan ve sakin, anlamlı hikâyeler okumayı sevenlere tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğimde, mutluluğun bazen küçük şeylerde ve insanın kendisine ayırdığı zamanda saklı olduğunu bir kez
İnceleme
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 04:36
Kitap hakkında en ufak bir fikrim olmadan başladım okumaya. Çünkü üzerinde bir mavi kelebek vardı ve ben mavi kelebek efsanesini biliyordum. Bu yıl neredeyse Latin Amerika’da çoğu ülkeye gittim ve bir kaçında mavi kelebek görme fırsatım oldu. Mavi Morpho…birini Meksika’da diğerini Brezilya yağmur ormanlarında gördüm. Yanımdan geçip gittiğinde “şifa getirdiğini biliyorum” dedim içimden. Heybetli kanatlarıyla yanınızdan uçtuğunda bir kuş geçti sanabilirsiniz. Okurken Charlotte’un yerine geçtim sanki bi an.Gerçekten sevildiğini hissettiği tek adamdı Gray. Erik’le olan ilişkisini okurken bile şüphe vardı içimde ve başından sonu belliydi. Gray’le aşklarını kıskanmadım değil. Kurgu olduğunu bilsemde kendini uzun yıllar saklamış, en sonunda anlatılması gereken bir sır gibiydi hikaye. Ayrı geçen onca zaman olduğunu düşününce yaşanmamış olduğunu bilmek rahatlatıyor ama bir taraftanda ya gerçekse diyorsun. Mucizelere tanık olmak için harika bir klavuz olurdu. Kelebek Adası
Kelebek AdasıSarah Jio · Pena Yayınları · 201913bin okunma
İlk Durak: Hafızanın Çizgilerinde Bir Yolculuk ve Unutma Dersleri
10/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Unutma Dersleri Merhaba, dünyamıza, yani ilk gönderimize hoş geldiniz! Biz, kelimelerin büyüsüne kapılmış, aynı satırlarda kaybolup aynı sayfalarda buluşan iki yakın arkadaşız. Kimliğimiz şimdilik sayfaların arkasında gizli birer sır olarak kalsın ama kalbimiz ve düşüncelerimiz bu blog'da tamamen apaçık olacak. Bir kitap kulübü kurma hayalimizi sonunda gerçeğe dönüştürdük ve ilk ortak durağımız, edebiyatımızın en samimi kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın "Unutma Dersleri" romanı oldu. İtiraf edelim; iki admin olarak bu kitapta öyle bir noktada buluştuk ki, sayfalar bittiğinde ikimiz de aynı hissin kıyısına vurmuştuk. Kitap, daha ilk sayfalarından itibaren bizi ana karakterimiz Feribe ile tanıştırıyor. Feribe o kadar içten, o kadar "bizden" yazılmış ki... Okurken onunla dertleştik, ona bazen kızdık, bazen de sarılmak istedik. Kitabın konusunu bilenler hak verecektir; Feribe’nin içine düştüğü durum ve onu MİM’e (Mazi İmha Merkezi) gitmeye zorlayan sebepler, ilk bakışta toplumsal ya da ahlaki çerçevede kabul edilemez veya "hatalı" görünebilir. Fakat yazar o kadar muazzam bir neden-sonuç ilişkisi kurmuş, Feribe’nin alt katmanlarındaki ailevi ve psikolojik çatışmaları öyle naif işlemiş ki, insan yargılamayı bırakıp sadece "anlamaya" başlıyor. Çünkü insanoğlu çiğ süt emmiştir ve bazen sırf güzel olduğu için yanlış bir yolu seçebilir. Romandaki yan karakterlerin her biri ayrı birer renk, ayrı birer gariplik abidesi. Ama içlerinde biri var ki ikimizin de kalbini çaldı: Süheyla. Feribe’nin belki de en çok suçlandığı, en yalnız kaldığı o anda ona uzanan yardım eli o kadar saf ve iyi niyetliydi ki... Okurken birbirimize dönüp "Gerçekten dünyada hâlâ böyle temiz insanlar var mıdır, yoksa sadece kitaplarda mı kaldılar?" diye sorgulamaktan kendimizi alamadık (biraz gülerek,
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma