"Aynı dili konuşuyorsak ve hâlâ anlaşamıyorsak güz geldi demektir. Ama yapraklar değil bu baharda, kalbimdir savrulacak rüzgarda."
Şiir
Bu şiir burada biter Nasılsa anlaşılmaz Çünkü bir sese yankısından başka Kulak veren çıkmaz Çoktan biliyorum bunu.. Karanlıkta gülümsüyorum son kez Böyle anımsa beni Ahmet Erhan
Şiir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
-Karlı Dağlar Talas’ta
Hele çıksam şu Talas’ın dağına, Karşı duman esse dertli bağrıma, Yar dedim, bağrımı deşip de geçti, Belli mi olur ne zaman güleceğim? Ateş düştüğü yeri yakıp kavurdu, Kalkın gidelim şuradan, yakın Çukurova... Sülaleye düşen ateşi yem bilip, Çıkarları uğruna bizi birbirimize kattılar. Dost mu gardaş mı bilmediler, Közümüze har olup yaktılar. Gözümüzdeki yaş gözümüzde kaldı, Nere gidem ben bu belalı başımla? Düşman kesildi başımıza gardaş, amca, dost dediğimiz, Nere gidem, kendimi nerelere vuram? Bağrım yanıyor, zoruma gidiyor ettikleri, dedikleri, Biz sustukça zehri bağrımıza bağrımıza saldılar… “Ben yazı yaşayamadan kışı yaşadım, Siz bunu fırsat bilip ortalığı viran ettiniz..” -turna 26.06.2026
Şiir
Beni çağırmadınız,kalkıp ben kendim geldim. Özdemir Asaf
Şiir
'Yalnızlığım taş çıkartır başka yalnızlıklara..' Alaeddin Özdenören
Şiir
Annemle işrak vakti konuşmaları:
Bir ara kitap uygulamasında bir okur şöyle bir soru sormuştu: "Altı aylık ömrünüz kaldığını öğrenseniz ilk olarak ne yaparsınız?" diye... Öleceksin ve önünde bir ahiret hayatı var. Hesap var. İlk olarak ne yapardın gibi bir soru... Nazlı nazlı üst baş örtüsünü katlarken hafif tebessüm etti. — Sen ne cevap verdin bu soruya? - Arif olmaya çalışırdım, demiştim. — (Tebessüm etti.) Güzel cevap. :) - Şimdi o aklıma geldi de. Ama ben senin cevabını çok merak ediyorum. Sen ne cevap verirdin bu soruya? Namaz örtüsünü özenle katladığı seccadenin üzerine koydu, tesbihini sağ koluna doladı ve yavaşça kalktı. Hep yavaştır benim annem. Sanki onun saati yavaş ilerler ama koşanlardan daha erken varır varacağı yere. Yetişmek için çırpınanlardan hep daha çabuk yetişir... Sonra koltuğa oturdu. Yine her zamanki gibi kıbleye dönük yüzü. 10-20 saniye düşündükten sonra: — Razı olurdum, yavrum. Allah'tan geldiğini bilir ve razı olurdum. Cevaba bak. Al bu merhemi bütün yaralarına sür. Bütün itirazlarına, isyanlarına ve en çok da kaderle verdiğin mücadeleye... Çünkü "kul Allah'tan razı olmadıkça, Allah kuldan razı olmaz."
İz