Şiir ve Kitap

Şiir ve Kitap
@siirdefteri
Modern benlik; hurdalar, dogmalar, çocukluk anıları, gazete makaleleri, rastgele sözler, eski filmler, küçük zaferler, nefret ettiğimiz ve sevdiğimiz insanlardan oluşturduğumuz, sallantılı bir binadır.. Sen kendini nerede arıyorsun?
Eski kadınlar gibi aklında taşı beni..
"ormanın üvey ağacıyım ben yapraklar sarardıkça anımsa beni ruhu yongasında, kırılan dallarında yüzgeçsiz balık, kanatsız kuş say beni leylaksız haziran, düşsüz insan say gülüşüm bir kahkahadan ödünç köküm ıslandığı toprakta kuruyacak nabzımı bul, elini alnıma koy ateşim bende fazla burda kalacak -- eski kadınlar gibi aklında taşı beni yoksa bana müthiş yazık olacak.." Hamdi Özyurt
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Her adımım dolu olsa İşe yaramaz katında Biliyorum Bağışlanmamı diliyorum.." Cahit Zarifoğlu
Şiir
"Modern benlik; hurdalar, dogmalar, çocukluk anıları, gazete makaleleri, rastgele sözler, eski filmler, küçük zaferler, nefret ettiğimiz ve sevdiğimiz insanlardan oluşturduğumuz, sallantılı bir binadır.."
Kitap Alıntısı
Bir Ben Biliyorum.. (Nietzsche'ye yazılan şiir)
Bir ben biliyorum Yorgun gözlerinin altındaki halkaların Ebem kuşağı olduğunu ve İstediğinde yedi renk bakabileceğini Siyah saçlarındaki akların aslında Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan Köpüklerin bulaşığı olduğunu Bir ben biliyorum Yüreğinin severken Ölmekten değil de öldürmekten korktuğu için Tir tir titrediğini Kayboluşlarında kendini bulup Her şeye yeniden başlama hevesini Yalnızlığının nasıl kursağında bıraktığını Bir ben biliyorum Dağların eteklerine ziller takıp Hızla doruklara kaçışından olduğunu Ruhunun serin esintisinin Hayatın çarmıhına Yalpalarda çürüyen tahtaların Paslı çivileriyle gerildiğini Bir ben biliyorum Her kundaklama sonrası Ormanlarının zehrini Bir hışımla genzine çektiğini Bu yangınlarla Ciğerinin de yandığını Yine de hiç ağlamadığını Bir ben biliyorum Bu şehrin goncalarını bile sevmediğini İnim inim inleyen gecelerinde Demlenemediğini
Şiir
Cebeci İstasyonu ve Sen
"Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Sıcak bir kara sevda Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu; Acımsı, buruk. Mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde Sessizliği üstümüzden atamıyorduk Bir saçak altında kararsız, yorgun Saatlerce duruyorduk Kimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bu insanlar Sen bir başka türlüydün Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi Gözlerin gözlerimde erimekteydi Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun, ağlıyordun.. Cebeci İstasyonunda bir tren Nefes nefese soluyordu Gerilmiş bir keman teli gibiydik
Şiir