Kader▲

Kader▲
@siirdizesi
“Ne önemi var? Sen bir hiçsin, bense bir zamanlar biri olmuş olabilirim ve hepimize giden yol sevgidir.” John Fante
7/10
·128 syf.··
2019 60. kitabı
Schopenhauer'ın beğenmediğim bir kitabıdır. Schopenhauer ile Machiavelli-sever bireyleriz lakin, hiçbir yere varmayan bir felsefe gördüm hukuk ve siyaset babında. İçinde iyi tespitler de olmakla beraber çok daha zekice şeyler beklerdim. Bence Schopenhauer da Hasan hoca gibi sadece felsefe ile ilgilense daha iyiymiş. Çünkü ekonomi bilgisi yok, stratejik bilgi yok.. Machiavelli okurken o insanı düşündüren hava olmamış. Ya da ben çok kelli felli adamlar okudum, bu pek sönük kaldı. Machiavelli, Kant ve Rand okurken hissettiğm o doyumu başkalarında yaşayabilir miyim acaba? Büyük soru işareti olmakla beraber, yoluma biraz romanla devam edip, bundan sonrasında gelecek olanın öncelikle Hegel'in sonrasında Marx'ın hukuk felsefeleri olduğunu söyleyebilirim. Marx'ın neyi eleştirdiğini anlamak Hegel'i okumaktan geçiyor.
Hukuk, Ahlak ve Siyaset ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2019745 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Kader▲

, bir kitap okudu
7/10
·128 syf.··
2019 60. kitabı
Arthur Schopenhauer
7.9/10 · 745 okunma
7/10
·96 syf.··
2019 59. kitabı
İncecik bir kitabı idi bu. Yine Erbil'in siyasi duruşu, ülkemiz entelektüellerine hem yergisi hem övgüsü, güçlü gözlem gücüyle birleşince zekası beni etkiliyor. Kitaplarını sohbet eder gibi yazması da ayrı bir samimiyet oluşturuyor okuyucu ile arasında, sanki çok yakın dostlarmışız gibi.. Şiirlerindeki aynı dil, nesir eserlerinde de gösteriyor kendini. Bu kitapta konu edilen İstanbul'daki bir eser. (Resimde görülüyor) Tabi konu siyasi, Erbil'in alaycılığına bayılıyorum. Bilgisi, zekası, kalemi.. Bu kadar iyi bir yazar,şairin ülkemizde sadece Ahmet Arif'in sevgilisi olarak tanınması utanç verici. Ahmet Arif kendisi kadar entelektüel birikimi olan biri değildi.
Üç Başlı EjderhaLeyla Erbil · İş Bankası Kültür Yayınları · 2012635 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2019 58. kitabı
Gerçekten de gülüşün ve unutuşun kitabı tam anlamıyla.. Milan Kundera, beni Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ile tavlamıştı. Dilinin orjinalliği beni benden alır. Camus ve Sartre, bilhassa Pessoa ve Cioran'da rastladığımız o gereksiz ' ben kendime ağır adamım' tripleri yok Kundera'da. Kişiliğinin gücünden sanıyorum bu. Olaylarla ve yaşamla tüm nihilizme rağmen gücü tükenmediğinden mücadelesi de bitmemiş. Tabi siyaset onu inanılmaz yıpratsa da, kadınlarla arası iyi olduğundan iyi inceleme olanağı bulmuş kadınları. Camus'nün aksine, bu kadınlar onun kitaplarında epey yer tutar. Cinselliği problemli olan adamlardan değildir, takıklığı yoktur. Kitabında kanıtladığı gibi, sadece doğanın ona verdiği bir varlık olarak görür buna, ufak masum bir melek gibi tanımlar bu hissiyatını. Aşkı ise ayırır cinsellikten. Belki de karısının her şeye rağmen senelerdir devam sebebidir bu. Ya da onun asla ayrılmama sebebidir. Kitapta en çok dikkati çekecek diğer husus, kitapta bizatihi otobiyografik yazılar da vardır ve siyaset, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nde olduğundan fazladır. Kitabını çeşitleme usulü ile yazdığını söyler, hakikaten de en orijinal üsluptu bu. Yazın ağır kitap gitmez. Ama bomboş da okumak istemiyorsanız, Kundera okuyabilirsiniz. Kundera o basit ve samimi üslupla neler neler anlatır.. Gözlerim doldu yaşadıklarını okurken. Büyük bir hınç duydum güzelim Çekoslovakya'nın başına gelenlere. Ne denebilir ki?
Edebiyat
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20191,396 okunma