Spoiler olabilirrr. Ay okurken ortalarda biraz sıkıldım ama sonlara doğru bomba ilerledi. Hele o toplu katliam gibi olan bölüm, kimin kimi vurduğunu anlamak için sayfaları iki kere okudum aşsmsösmsö. Sıkılsam da sonu beni kendine çekti. Tristanın ağzından okuduğumuz o kısımdaki düşünceleri seni yerim adam ya. Bayıldım resmen. Morana ve Tristan ikisi de aşırı güçlü ve zeki karakterler. Gerçi bu kitapta herkes aşırı zeki gibi ama..Birbirlerine en kötü zamanlarda destek olmaları falan çok güzeldi. Tek istediğim keşke Morana kendi ismini öğrenebilseydi ve gerçek babasıyla vakit geçirseydi ya. Diğer kitapta Dante ve Amaranın hikayesine dalıyoruz sanırım ama yine de Morana ve Tristanı doyamadım, okumak için sabırsızlanıyorum. Gerçi hepsi için geçerli bu heyecanım. Ayrıca artık bazı sahnelerde yakınlaşmayın diye bağırasım geldi, kitaplarda travmalı olaylardan hemen sonra gelen smut sahneler artık bayıyor beni ya. Neyse hemen diğer kitaplara ışınlanıyorum, umarım kız kardeşini buluruz, tek dileğim bu bu adam artık üzülmesin yaa. VE AZ KALSIN UNUTUYORDUMMM. TRİSTANIN MORANANIN İSMİNİ DÖVME YAPTIRMASI. YA BAYILIYORUM SANA ADAM YA. SEN SEVİYORUM DEMESEN DE OLUR YANİ(gene de de nasıl diyeceğini merak ediyorum alsmsmssm:)))
AzrailRuNyx · Martı Yayınları · 2024828 okunma
Sabırla Okuyanlara
“Kitaplar okuduğunu gördüm, kimi çok uzun, kimi çok ağırdı; sıkıcı olanlar da vardı ve onları da buna rağmen sonuna kadar okurdun. Cesaretine hep imrenmişimdir. Ben, kitaptan sıkıldım mı bırakırım. Benim komodinim başlanmış ama asla sonuna kadar okunmayacak kitaplarla dolu. Sen, yazara sonuna kadar bir şans vermekten yana olduğunu söylerdin. Dört yüz elli sıkıcı sayfadan sonra, son sayfaların sürükleyici geçeceğini düşünürdün. Yazarlar senin gibi bir okurları olduğu için şanslıydılar..”
Alıntı
Puan vermedi·308 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:24
İşin Aslı, Judit ve Sonrası, bir aşk üçgeninin yanı sıra sınıf farklarının, yalnızlığın ve çökmekte olan bir dünyanın hikâyesi. Roman üç bölümden oluşuyor ve aynı olayları sırasıyla İlonka, Peter ve Judit'in ağzından dinliyoruz. Tamamen monologlar üzerinden ilerliyor. İlonka'nın anlatısını çok severek okudum. Dürüsttü, ne istediğini biliyordu ve bana göre romanın en trajik karakteriydi. Peter'ın bölümünde biraz zorlanmaya başladım. Judit'in bölümünde ise açıkçası sıkıldım. Peter, eski burjuva düzeninin kurallarına sıkışmış, ne istediğini tam olarak bilmeyen ve bence hangi hayatı yaşarsa yaşasın mutlu olamayacak bir karakterdi. Judit ise öfkeli, yoksulluktan gelmiş ve sınıf atlama arzusu taşıyan bir kadın. Bu üç karakter yaşadıklarını ve tutkularını kendi pencerelerinden anlatırken aslında herkes kendi haklılığını savunuyor. Okur olarak aynı olayın üç farklı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Arka planda ise İkinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa ve bir dönemin yavaş yavaş çöküşü var. Yorumumu bekleyen arkadaşlarım var, kimsenin okuma hevesini etkilemek istemem ama beklediğim kadar etkilenmedim. Çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Buna rağmen özellikle İlonka aklımda kalacak.
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,422 okunma
Sıkıldım da şöyle sohbeti saran hemcinslerim varsa dm e gelebilir mi
Sıkıldım