Kitap 10 yaşındaki Emil Sinclair adlı karakterin çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde olan olayları anlatıyor. Emil bu süreçte kendi benliğini bulmaya çalışıyor, daha önce hiç düşünmediği şeyleri sorgulamaya başlıyor. Ve bu süreçte Max Demian adlı karakter Emil'e yardımcı oluyor.
Emil, dindar bir ailede büyümüş başarılı bir çocuk. Bir gün başına bir dert açıyor ve bu vesileyle Demian ile tanışıyor. Demian onun hayatına başka bir renk katıyor diyebilirim. Emil'in kendini bulma sürecinde Demian çok yardımcı oluyor.
Genel olarak kitap; insanın daima bir anlam arayışında olduğunu, varlığını sorguladığını ve iyilik kadar kötülüğün de olduğunun, bunun normal bir şey olduğunu anlatıyor.
Bence kitabı bir kere okumak yetmeyebilir, bazı kısımları anlamak için iki üç kere okumam gerekti. Eminim ki kitabı daha sonra yeniden okuyunca daha farklı anlamlar çıkaracağım, belki de anlamlandıramadığım yerleri o zaman anlayacağım. Yani demek istediğim, eğer okuyup beğenmediyseniz, anlamlandıramadıysanız kitaba daha sonra bir şans daha verin.
Aslında kitap üzerine çok şey yazmak mümkün ama spoiler vermeden nasıl tam olarak söylemek istediklerimi yazarım bilemedim.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Aynı Emil gibi siz de ailenizi, kendinizi, yaşadığınız toplumu, inandığınız dini, çevrenizi sorgulayın. Her zaman kendiniz olun, aynı Demian gibi. Başkasının ahlaki değerlerine, inançlarına, eleştirilerine göre yaşamayın, kendiniz için yaşayın. Bir şey sizi mutlu hissettiriyorsa kimin ne dediği önemli değildir. Bazen içinde bulunduğumuz çevreye ait hissetmeyebiliriz ve bunun sonucunda kendimize ait olmayan hayatlar yaşayabiliriz. Bunun farkına vardığımızda; kendi benliğimizi, amacımızı bulmak için düşünmeli, sorgulamalı ve harekete geçmeliyiz ki eşsiz ve güzel bir yaşam sürelim.
Çok