Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci'nin bir sözü sayesinde kurtuldum: "Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?”
Partinin nası bittini hatırlamıyorum ama bana köşeye kadar bi git bak bakalım yamur yağıyomu dediler ve geri geldimde orda kimse yoktu. Belkide beni aramaya çıkmışlardı. Geç vakte kadar hertarafda onları aradım. Ama sonra kayboldum ve kaybolduğum için kendime çok kızdım çünkü idda ederimki Algernon o sokaklarda yüz kere bi aşşa bi yukarı gider gelirdi ve benim gibi kaybolmazdı.
…Diyelim ki yalnız başınıza oturuyorsunuz, kediniz de halıda, ayağınızın dibine uzanmış, yavrusunu yalayıp temizliyor, kendinizi onu izlemeye öyle kaptırmışsınız ki, yavrusunu, bir kulağını temizlemeden bıraktı mı gerçekten sinirlenirsiniz. Bu ruh halini siz de bilir misiniz?”
Giyinip kuşandığın umut sarhoş muydu yoksa?
Uykularda mıydı şimdiye dek?
Uyanınca ürktü anlaşılan,
Yemyeşil, sapsarı kesildi,
Renk renk hayaller kurarken!
Sevgini de böyle bileceğim bundan sonra: İstemekte yiğit, yapmaya gelince korkak, öyle mi?
Hayatın incisi saydığın şeye can atacaksın,
Ve kendi gözünde bir yüreksiz kalarak yaşayacaksın.
Ömrün boyunca, isterim, arkasından, yapamam, diyeceksin